(4857 S. K. m. 41, 63) (YHGK. 05.04.2006 T. 2006/9-107 E. 2006/144 K.)
Dava: Davacı, fazla mesai, vardiya pirimi, ulusal bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemenin kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacının 1.5.2002 tarihinden 31.12.2002 tarihileri arasında radyolink istasyonunda 10 günlük dilimlerle 24 saat çalıştığı, 5 saat ara dinlenme ile günde 19 saat çalıştığı 1475 Sayılı Yasa döneminde geçen bu sürede günlük 7.5 saati aşan çalışmaların fazla mesai olarak kabul edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
1475 sayılı İş Kanunu döneminde Dairemiz anılan Kanunun 61. maddesini dikkate alarak haftalık 45 saati aşan çalışmaları fazla mesai olarak değerlendirmiş ve bu görüşünü istikrarlı bir şekilde sürdürmüştür.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesinde "fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır" denilmek suretiyle Dairemizin 1475 sayılı İş Kanunun döneminde benimsediği görüş artık yasal düzenlemeye kavuşmuş bulunmaktadır.
Dosya içeriğinden davacının çalıştığı radyolink istasyonunun meskun yerler dışında bulunması coğrafi şartlar ve her gün ulaşılmasının mümkün olmaması sebebiyle davacı gibi bir kısım personelin bu işyerlerinde genelde evlere gitmeksizin devamlı şekilde ayda 10 gün, bazı aylar farklı tarihlerde 10'ar gün bazı personel ise bazı haftalar üç gün bazı haftalar dört gün işyerlerinde kaldıkları güvenlik personeli olarak çalışan bu şahısların belirtilen çalışma günleri dışındaki zamanları evlerinde geçirdikleri anlaşılmaktadır. Davacının ayda 10 gün bu şekilde çalıştığı ayın diğer 20 günü ise evinde geçirdiği saptanmıştır. Davalı bu çalışma şekline göre davacının aylık yasal çalışma süresini aşmadığı bu sebeple fazla çalışma ücretine hak kazanamadığını ileri sürmektedir.
Davalıya ait aynı mahiyetteki işyerlerinde davacıya benzer konumda bulunan çalışanlarla ilgili Dairemizce birçok dava intikal etmiş mahkemelerin ısrar kararı üzerine konu Hukuk Genel Kurulunda görüşülmüştür. Hukuk Genel Kurulunca verilen 5.4.2006 gün 2006/9-107 E 2006/144 K. Sayılı ilamda uyku ve sair ihtiyaçlar için geçen zaman çıkarıldığında bu tür işyerlerindeki çalışmaların günde 14 saat olabileceği kabul edilmiş Hukuk Genel Kurulu'nun bu kararı dairemizce de benimsenmiştir.
Mahkemenin 1475 Sayılı Yasa döneminde geçen çalışma döneminde günlük 7,5 saati aşan çalışmaları fazla çalışma olarak kabul edip, sonuca gitmesi doğru değildir. Yargıtay uygulamalarına göre 1475 Sayılı Yasa döneminde fazla çalışma günlük yasal çalışma saatine göre değil haftalık yasal çalışmaya göre belirlenmesi gerekir. Somut olayda 10 gün işyerinde devamlı çalışan davacının günlük 14 saat çalıştığı kabul edildiğinde davacının ilk bir haftalık çalışması 98 saat olup haftalık normal 45 saat çalışma çıkarıldığında 53 saat fazla mesai yaptığının kabulü gerekir. Takip eden üç gündeki çalışma saati ise toplam 42 saat olup davacının bu sürede fazla mesai yaptığı kabul edilemez.
Yukarıda açıklanan esaslara aykırı şekilde fazla mesai hesaplanarak hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy