(4857 S. K. m. 1, 2) (1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 32, 41, 46, 47)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ücret, izin, fazla mesai, dini ve milli bayram gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, görevsizlik nedeniyle davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukat tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalıya ait şirkette ihracat sorumlusu olarak çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket ise davacı ile aralarında hizmet akdine dayanan işçi işveren münasebetinin olmadığını, ihraç edilen mallar karşılığı kar payı aldığını savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, taraflar arasında hizmet akdine dayanan işçi-işveren ilişkisinden söz edebilmek için işçinin işverenden bir hizmet karşılığı ücret alması ve genel anlamda da bağımlılık unsurunun bulunması gerekir. Somut olayda davacının işverence üretilen ve satılan mallar karşılığı kar payı aldığı tartışmasızdır. Geniş manada ücret kar payını da kapsamaktadır. Diğer bir deyişle kar payı da ücretin bir türüdür. Ayrıca dosya içerisinde bulunan 26.5.2005 tarihli ilgili makama başlıklı davalı şirketçe düzenlenmiş olan yazıda davalıyı bağlayıcı mahiyettedir. Tüm bu olgular tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayanan işçi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece işin esasına girilip dava konusu talepler hakkında bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar vermesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy