(4857 S. K. m. 20, 27, 29)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin fesih yazısındaki nedenlerle sona erdiğini, daha önce de askıya alma işlemi olduğunu, tüm vizeli işçilerin iş sözleşmelerinin feshedileceğinin 30.11.2005 tarihinde yapılan toplu işçi çıkarma bildirimi ile bildirildiğini, davacıya da bu tarih itibari ile tebliğ yapıldığını, feshin ekonomik ve yasal zorunluluklardan kaynaklandığını savunmuştur.
Mahkemece, vize uygulamasının idari bir tasarruf olduğu, iş sözleşmesinin kurulması ya da feshedilmesi ile ilgilendirilmesi olanağı olmadığını, davalı işveren tarafından yapılan işlerin sürekli olduğunu, geçici iş olmadığını, feshin geçerli nedene dayanmadığı, ayrıca tanık anlatımlarına göre, davacı işçinin iş sözleşmesinin sendika üyesi olması nedeni ile feshedildiği gerekçesi ile istemin kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/1 maddesine göre İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Bu süre hak düşürücü süredir.
Dosya içeriğine göre, davalı işverenin vize uygulaması ile çalıştırdığı 36 işçinin iş sözleşmelerinin 31.12.2005 tarihinde feshedileceğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 29. maddesindeki toplu işçi çıkarma prosedürüne uygun olarak feshedeceğini kurumlara bildirdiği ve davacı işçiye de tebliğ edilen ve aynı tarihli yazı ile iş sözleşmesinin 31.12.2005 tarihinde feshedileceğinin bildirildiği, ancak 30.12.2005 tarihinde aynı bildirimin tekrar davacıya yapıldığı anlaşılmaktadır. 30.11.2005 tarihinde yapıldığı belirtilen fesih bildirimi konusu üzerinde durulmamış, davacıdan bu belgeye karşı diyecekleri sorulmamıştır. Bu belge üzerinde durulmalı, davacı tarafa bu belge hakkında diyecekleri sorulmalı, bu konuda delil toplanmalı ve 30.11.2005 tarihinde bir fesih bildirimi söz konusu ise, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmelidir. Zira 30.12.2005 tarihinde tekrar yapılan fesih bildirimi, önceki fesih bildirimini, ortadan kaldırmış değildir.
Sonuç : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy