(4857 S. K. m. 47) (1086 S. K. m. 83)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile genel tatil ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacının 15.10.2002 tarihinde yaşlılık aylığı tahsisi için SSK. ya başvurarak işten ayrıldığı gerekçesi ile bu tarihe kadar olan hizmet süresi kıdem ve ihbar tazminatının hesabında nazara alınmamıştır. Dosyada bulunan davalı işyerine ait günlük rapor defterinde davacının 15.10.2002 tarihinde ve sonrasında her gün çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı işveren dahi davacının belirtilen tarihlerde işten ayrıldığına ilişkin bir savunmada bulunmamıştır. Bu durumda davacının işyerindeki çalışmasına ara vermeden 14.10.2004'e kadar devam ettiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2- Davacı sadece genel tatil alacağı isteğinde bulunduğu halde bilirkişinin hafta tatili alacağını da hesaplaması davacı temyizi nedeniyle inceleme konusu sayılmamıştır. Ancak davacının ıslah talebinin kabul edilen genel tatil alacağını da değerlendirilip değerlendirilmediği ve bilirkişinin hesapladığı miktarın ne kadarının genel tatil alacağı olarak kabul edildiği açık değildir. Bu husus da ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy