(4857 S. K. m. 2, 18, 20)
Dava ve Karar: Davalı İZELMAN şirketi işyerinde alt işverenler değişmesine rağmen çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı İZELMAN ve en son alt işveren olan diğer davalı şirket tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini iddia eden davacı vekili feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İZELMAN şirket vekili husumet itirazında bulunurken, diğer davalı işveren vekili, davacının kıdeminin 6 aydan az olduğunu, ayrıca ihale süresi kadar belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, ayrıca diğer asıl işveren İZELMAN şirketinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının daha Önce çalıştığı taşeron nezdindeki çalışmalarına karşılık, davalı İzelman şirketi ve önceki alt işveren olan dava dışı Şark Ekspres şirketi hakkında işçilik alacakları ile ilgili derdest dosya incelendikten sonra, davacının 22.07.2005 tarihinde önceki alt işveren nezdindeki çalışmasının kıdem ve ihbar tazminatı davası açmakla tasfiye ettiği, bundan sonraki çalışmasının yeni bir iş sözleşmesi ilişkisi olduğu, iki dönemin birleştirilemeyeceği, davalı Delta şirketi olan alt işverendeki çalışmanın 4 ay 28 gün olduğu ve davacının kıdeminin 6 aydan az olduğu, davacının kıdemi nedeni ile iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/4 maddesi uyarınca, işçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler ile aynı işyerinde iş sözleşmesinin kesintilerle devam etmesi halinde geçen sürelerin birleştirilerek hesap edilir. Davacının, davalı asıl işveren İZELMAN A.Ş. işyerinde, alt işverenler değiştiği halde, aralıksız çalışmasına devam ettiği ve kıdeminin 6 aydan fazla olduğu anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6-7 maddesi uyarınca Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayan-dığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı İZELMAN A.Ş. işyerinde alt işveren işçisi olarak, alt işverenler değiştiği halde çalıştığı, davalı İZELMAN A.Ş.'nin asıl iş kapsamındaki hizmetini, ihale yolu ile alt işverenlerden temin ettiği, ancak hizmet alımını yada ihale sözleşmelerinin işçi teminine yönelik olduğu, işçilerin İZELMAN A.Ş yönetiminde çalıştıkları, iş sözleşmesinin fesih kararını asıl işverenin verdiği, alt işverenlerin kendi işçileri üzerinde yönetim hakkı kullanmadıkları anlaşılmaktadır. Temizlik işini vermek ile temizlik işçisi temini birbirinden tümü ile farklı faaliyetlerdir. Hizmet alımı ve hizmetin yaptırılması ibarelerinin, iş mevzuatının yasakladığı ticari amaçlı işçi teminine olanak tanıdığı şeklinde yorumlanarak, sonuca ulaşılması hukuken mümkün değildir. Bunda kamu yararı da yoktur. Bu yönde yapılan ihale sözleşmeleri geçersizdir. Bu maddi ve hukuki olgulara göre, davalılar arasındaki sözleşme muvazaaya dayanmaktadır. İş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu ve iş sözleşmesinin feshinde geçerli neden bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, davalı İZELMAN A.Ş. işyerindeki işe iadesine, diğer davalı DELTA şirketinin işverenlik sıfatı bulunmadığından bu davalı yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA.
2. Davalı DELTA TAB. TEM. BİL. DAN. BEL. HİZ. SAN. TİC. LDT. ŞTİ. hakkında açılan davanın husumetten REDDİNE,
3. Davalı İZELMAN A. Ş hakkında açılan davanın KABULÜ ile, Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
4. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının feshin sendikal nedenle gerçekleştirilmesi nedeni ile davacının bir yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
5. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
6. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
7. Davacının yapmış olduğu 29.00 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350.-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 09.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy