(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ilamsız icra takibi ile kıdem, ihbar gibi işçilik alacakları ile birlikte onanarak kesinleşen işe iade davasına bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine ait alacakları talep etmiştir.
Mahkemece ilama dayalı işe iade edilmemesi nedeniyle oluşan alacakları kabul edilmiş, ancak diğer alacaklarının bu taleplerle ilgili verilmiş herhangi bir karar olmadığı ve ayrı bir dava konusu olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Anılan alacaklar ilamsız icra takibi ile talep edildiğine, dava da itirazın iptali davası olduğuna göre usulüne uygun olarak açılmış bir dava mevcuttur. Bu sebeplerle de ilgili, olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy