(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 18, 19, 20, 21)
Dava: Davacı, haksız fesihten doğan tazminat ve işçilik alacaklarını, karşı davacı ise ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış, karşı davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı hizmet aktinin davalı işveren tarafından haklı bir neden bulunmadan feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir. Davalı ise, 14-21.2.2005 tarihlerinde davacının haklı bir neden olmadan işe devam etmediğini bu nedenle hizmet aktini haklı feshettiklerini savunmuştur.
Mahkemece, akdin 14.2.2005 tarihinde sona erdiği kabul edilerek, istekler kabul edilmiş, ancak akdin kim tarafından ne sebeple feshedildiğini karar gerekçesinde tartışmamıştır. Dinlenen iki tanık davacının işverenle konuşarak işyerinden ayrıldığını açıklamışlar, 14.2.2005 tarihinde işveren tarafından yapılan bir fesihten söz etmemişlerdir. Mahkemece gerekçe gösterilmeden bu isteklerin kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Mahkemece prim alacağına hükmedilmiştir. Dinlenen ortak tanık 2004 yılında prim alındığını ifade etmişse de hangi oranda prim ödendiğine dair bir ifade de belirtmediği gibi prim alacağına dair herhangi bir yazılı belge de bulunmamaktadır.
Söz konusu isteğin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy