(4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, ücret farkı, ikramiye farkı, kasa tazminatı, yıllık izin ücreti, nöbet ücreti, ihbar ve kıdem tazminatı farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşyerinde şef olarak çalışan davacının 1996 yılında muhasebe bölümünde memuriyet görevine atandığı bilahare yine şef olarak görevlendirildiği memurluk dönemindeki ödemelerin eksik olduğunu iddia ederek fark ücret talebinde bulunmuştur. Davacının şeflik dönemindeki aldığı ödemelerin memuriyette atandığında azaldığı bilirkişinin de tespitindedir. Ancak ödemelerdeki azalmanın nedeni açık olarak belirlenmiş değildir. Burada önemli olan davacının temel ücretinde indirim yapılıp yapılmadığıdır. Görev değişikliği sebebiyle temel ücrette indirim yapılamaz. Ancak işgal ettiği makamdan dolayı makam tazminatı gibi bir ödeme yapılıyorsa bu ödeme işgal edilen makamla ilgili olduğundan memuriyete atandığında şeflikten doğan bu ödemenin talep edilmesi mümkün değildir. Ödemelerdeki eksilmenin neden kaynaklandığı kesin olarak saptanmadan davalının bu konudaki itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ile fark ücret ve farkı ikramiye alacağıyla isteklerinin hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Davacı 3 yıllık izin ücreti alacağı bulunmasına rağmen fesih sırasında sadece 45 günlük izin ücretinin ödendiğini iddia etmiş hükme esas alınan bilirkişi raporunda da 45 gün izin ücreti alacağı bulunduğu belirtilerek hesaplama yapılmıştır. Dosya içerisinde yıllık 30 gün izin hakkı bulunduğuna ilişkin dayanak yönetmelik vb. belge bulunmadığı gibi bu yöndeki bilirkişi raporu da denetime elverişli değildir. Yıllar itibariyle kullanması gereken toplam izin süresi bulunmalı, bundan davacının izin kullandığı günleri ve son ücret bordrosuyla ödenen miktar mahsup edilerek bakiye izin alacağı varsa hüküm altına alınmalıdır. Dayanağı ve gerekçesi gösterilmeden denetimden uzak bilirkişi raporu esas alınarak yıllık izin ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
4- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1.4.2001-7.7.2003 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı süreye ilişkin olarak kasa tazminatı hesaplanmıştır. Davalı, 2000 yılı Haziran ayında yürürlüğe giren personel yönetmeliği uyarınca bu tazminatın kaldırıldığını savunmuştur. Mahkemece davalı savunması irdelenmeden hüküm kurulmuştur. İlgili personel yönetmelikleri getirtilmeli, hükme esas alınan kasa tazminatının dayanağı tespit edilmeli, deliller toplandıktan sonra bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca ulaşılması da hatalıdır.
5- Kabule göre davalı vekili davanın ıslahından sonra zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Ancak mahkemece dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için dava konusu alacaklar hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Islah tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde kalan alacaklar yönünden hüküm kurulmamış olması da hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 19.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy