(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, BDDK nin 4.7.2003 tarih ve 25158 s.lı RG.de yayınlanan 3.7.2003 tarih ve 1095 sayılı kararı ile T. İmar Bankasının bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığını, Bankalar Kanunu'nun 16.maddesi gereğince de yönetim ve denetiminin Fon'a intikal ettiğini, Fon tarafından, bankanın yetkili mercilere beyan ettiği sigortaya tabi tasarruf mevduatı tutarı ile Fon yetkililerince tespit edilen tasarruf mevduatı tutarı arasında fark bulunduğunun anlaşılması üzerine Fon tarafından, Şişli Sulh Ceza Mahkemesi'ne müracaat edildiği ve 4369 S.K.nun geçici 2. maddesinin 2.fıkrası gereğince mahkeme nezdinde ilgili gerçek ve tüzel kişiler hakkında tedbir kararı alındığını, 7,7 katrilyon TL'yi aşan ve kamuya yüklenen mevduat farkının 6183 S.K. hükümlerine göre tahsil ve takip işlemlerine başlandığını, bankanın tüzel kişiliği bulunduğundan davanın doğrudan ilgili bankaya yöneltilmesi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Müflis Türkiye İmar Bankası A.Ş. İflas İdaresi, BDDK nin 4.7.2003 tarih ve 25158 s.lı RG de yayınlanan 3.7.2003 tarih ve 1095 sayılı kararı ile bankanın bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığını, Bankalar Kanunu'nun 16. maddesi gereğince de yönetim ve denetiminin Fon'a intikal ettiğini, bankanın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, Teftiş Kurulunca yapılan teftiş sonucunda; bankanın Moda Şubesinin 1.Yetkilisi olarak görev yapan davacının, 4.7.2003 tarihi itibariyle bankanın bankacılık yapma ve mevduat toplama yetkisi kaldırıldığı halde işlem yapmaya devam etmek, 4.7.2003 tarihinde görevde bulunan yeni yönetimin direktif ve talimatlarına aykırı hareket etmek, Genel müdürlüğe, 4.7.2003 tarihinde bu tarihe ve geriye yönelik yapılan işlemler hakkında yanılış ve/veya yanıltıcı beyanlarda bulunmak, Off-Shore mevduatını yurt içi mevduata dönüştürerek bankayı zarara uğratmaya teşebbüs etmek ve bu işlemlerin gerçekleştirilmesinde bankacılık teamüllerine aykırı davranmak suretiyle işlemleri saklamaya çalışmak, 4.7.2003 tarihili işlemler baz alındığında, mesleğin gereği olan basiretli davranış ve tutumları sergilememek gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan eylemlerinin saptandığını, bu eylemleri nedeni ile suç duyurusunda bulunulduğunu, iş sözleşmesinin Banka Yönetim Kurulunun 2.7.2004 tarih ve 111 sayılı kararı ve kararda gösterilen gerekçelerle haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre iş sözleşmesinin geçerli ve haklı neden olmadan feshedildiği, davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile bu davalı hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı hakkında ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece ikisi bankacı ve biri hukukçu olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan raporda; bankanın 4.7.2003 tarihi itibariyle bankacılık yapma ve mevduat toplama yetkisinin kaldırıldığına ilişkin Genel Müdürlük faksının şubeye ulaştığı saatten sonra işlem yapılmadığı, faksın ulaşmasından önce yapılan bir kısım işlemlerin 3.7.2003 tarihinde sistemin açık bırakılması ve o gün işlemlerin yetiştirilememesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Davalı işveren, şubede geriye yönelik işlemler yapıldığını, özellikle faksın ulaşmasından sonra talimatlara aykırı olarak mevduat toplandığını, off shore mevduatlarının yurtiçi mevduatına dönüştürüldüğünü yapılan işlemlerin saatlerini de belirtmek suretiyle bilirkişi raporuna ayrıntılı ve somut itirazlarda bulunmuştur. Mahkemece davalı bankanın belirtilen itirazları karşılanmadan karar verilmiştir. Davalı bankanın rapora itirazları göz önünde bulundurularak ek rapor ya da ayrı bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle davacının talimatlara aykırı olarak mevduat toplayıp toplamadığı ve off shore mevduatlarının yurt içi mevduata dönüştürülüp dönüştürülmediğinin tespit edilmesi ve böylece feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy