(4857 S. K. m. 17, 19, 20)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan 31.03.2005 tarihinde feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren davacının iş sözleşmesinin davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle feshedildiğini, ayrıca davacıya fesih bildiriminin 01.03.2005 tarihinde yapıldığını ve davacının tebliğden imtina ettiğini, tebliğ tarihine göre davanın hak düşürücü süre olan bir aylık süre içinde açılmadığını savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davacıya fesih bildiriminin 01.03.2005 tarihinde tebliğ edildiği, davacının tebliğden kaçındığı, bu tebliğ tarihine göre davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı vekili davayı açarken, dava dilekçesini ekli olarak fesih bildirimine ilişkin belgeyi eklemiştir. Düzenleme tarihi olmayan bu bildirimde, davacının iş sözleşmesinin yeterli performansı göstermemesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca 31.03.2005 tarihi itibariyle feshedildiği belirtilmektedir. Davalı işverence ibraz edilen fesih bildiriminde ise, davacının tebliğden imtina ettiği şerhi konularak, kalemle tebliğ tarihi olarak 01.03.2005 tarihi yazılmıştır. Fesih bildirimini tebliğden kaçınan bir işçinin elinde yazılı fesih bildirimi bulunması ve bu fesih bildirimini dava dilekçesine ekleyerek dava açması, hayatın olağan akışına uygun değildir. Davacının 31.3.2005 tarihine kadar çalıştığı da ihtilafsızdır. Davacıya fesih bildiriminin 31.03.2005 tarihinde yapıldığı, bu tarihe göre davanın 18.04.2005 tarihinde süresinde açıldığı ve davalı işverence ibraz edilen belgenin sonradan tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren, davacının davranışlarına dayanarak iş sözleşmesini feshetmesine rağmen, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19/2 maddesindeki düzenlemedeki koşula uygun olarak davacının savunmasını almadığı, feshin bu nedenle geçerli nedene dayanmadığı sabittir. Davacının iş sözleşmesinin feshi geçersizdir. Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesi gerekir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 45 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 16/10/2006 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy