(4857 S. K. m. 17, 18, 19, 20, 25)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin görevli personeli Merkez yönetimine karşı kışkırtma, asılsız dedikodu yapma, nezaket ölçüleri dışına çıkarak personele karşı argo ve küfürlü konuşma yapma, olumsuzluğa neden olan bu davranışlarından dolayı savunma alınması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca feshedildiğini, feshin davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenlere dayandığın savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin tazminatları ödenerek feshedildiğini, haklı neden bulunmadığı, geçerli fesih nedeni konusunda davacının savunmasının alınmadığı, fesih sebebinin kesin ve açık olarak belirtilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre, davacının çalıştığı Adana Bölge Müdürlüğü'nde çalışanlar arasındaki huzursuzluklar ve gelen şikayetler üzerine, davalı işveren tarafından soruşturma başlatıldığı, bu kapsamda davacı dahil bir çok kişinin 13.10.2005 tarihinde yazılı beyanına başvurduğu, davacı ile diğer bir çalışan arasındaki konuşmanın kaset çözümü yapıldığı, bu beyanlar ve kaset çözümüne göre, davacının işyerinde çalışan arkadaşları ile uyumsuz davranışlara girdiği, amirleri konumundaki kişiler hakkında olumsuz, argo ve hakaret içeren konuşmalar yaptığı, çalışanların bir çoğunun bundan rahatsızlık duyduğu ve davacının 26.10.2005 tarihinde savunmasının alındığı, bu nedenle aynı gün tazminatları ödenerek ve fesih sebebi açıkça belirtilerek iş sözleşmesinin feshedildiği, davacının fesih bildirimini tebliğden imtina ettiği, bu olaylar nedeni ile diğer birkaç işçinin uyarıldığı anlaşılmaktadır.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli nedenler İş Kanunu'nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen haklı fesih nedenleri yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan nedenler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
Somut olayda, davacının görevli personeli Merkez yönetimine karşı kışkırtma, asılsız dedikodu yapma, nezaket ölçüleri dışına çıkarak personele karşı argo ve küfürlü konuşma yapma gibi davranışları, işyerinde olumsuzluklara yol açmıştır. Gerçekten de Bölge Müdürlüğü işyerindeki huzursuzlukların yansıması üzerine, Genel Müdürlük kapsamlı bir soruşturma yapmak zorunda kalmış, tüm çalışanların ifadesine başvurmuştur. Davacının savunması alınmış, iş sözleşmesinin feshi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesindeki kurala uygun yapılmıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00.YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy