(4857 S. K. m. 5, 18, 20)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, işyerinde performansı yüksek olan bazı personele ücret zammı yapılmasının uygun görülmesi üzerine davacının bu kendisine zam yapılmadığını gerekçe göstererek 7.10.2004 tarihinde işi yavaşlattığı için uyarı verildiğini, davacının bu defa 8.10.2004 tarihinde işbaşı yapmayarak işi durdurduğunu, iş sözleşmesinin bu nedenle haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme davacının işyerinde çalışan bir kısım işçiyle birlikte diğer işçilerin ücretlerine zam yapılmasına rağmen, kendi ücretlerine zam yapılmadığı gerekçesi ile iş yavaşlatma ve durdurma eylemi yaptıkları, davalı işverenin eşit işlem yapma borcuna aykırı hareket ettiği yolundaki iddiaların somut delillerle kanıtlanamadığı gibi, böyle bir olayın varlığı halinde dahi davacın İş Kanunu'nun 5/6. maddesi uyarınca tazminat ve yoksun bırakılan hakları talep etme imkanı varken uyarıya rağmen işi yavaşlatma ve bırakma eylemini sürdürmesi nedeniyle işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nitelikte olduğunun kabulü gerekeceği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre davalı işverence bir kısım işçiye zam yapıldığı, davacı dahil bir kısım işçiye de zam yapılmaması üzerine davacı ve arkadaşlarının bu konuda kendilerine açıklama yapılması için işveren yetkilileri ile görüşmek istedikleri anlaşılmaktadır. Davalı işveren bir kısım işçiye yapılan zammın performansa göre belirlendiğini açıklamış ise de, davacının performansının yetersizliği konusunda herhangi bir delil dosyaya sunmamıştır. Performans düşüklüğü kanıtlanmayan davacının sözü edilen zam uygulamasının kapsamı dışında tutulmasının nedeni hakkında bilgilenme ihtiyacının olduğunu kabul etmek gerekir. Davalı işveren, davacının kendisine zam yapılmadığını ileri sürerek 7.10.2004 tarihinde işi yavaşlatması nedeniyle uyarıldığını, 8.10.2004 tarihinde de işi yavaşlatması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürmüş ise de, davalı tanıkları davacı ve arkadaşlarının sadece bir gün işi yavaşlattıklarını belirtmişlerdir. Davacının bir gün işi yavaşlattığı kabul edilse bile bu konuda davacıya uyarı verilmiş olup, sonraki gün işi yavaşlattığı hususu yeterli delillerle kanıtlanmamıştır. Aynı eyleme iki ayrı ceza verilmesi doğru olmaz. Kaldı ki, dinlenen davacı tanıkları davacının işi yavaşlatmadıklarını açıklamışlardır. Mevcut olgulara göre feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilmelidir. Davanın reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- İzmir 3.İş Mahkemesinin 7.6.2006 gün ve 124-460 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 400.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan (46.70) YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy