(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 32)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
Karar: Davacı iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belerterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir
Davalı; davacının herhangi bir mazereti olmaksızın işine gelmediği için 4857 Sayılı Yasanın 25/2-g maddesi uyarınca haklı olarak iş sözleşmesinin fesih edildiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih işleminin TİS hükümlerine uygun olarak yapılmadığı, fesih cezasının TİS. de öngörülen en ağır ceza olduğu, davacı işçinin fesih işleminden önce savunmasının alınmadığı gerekçesi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut TİS. nin 80. maddesinde kusurlu hareketleri görülen ve disiplini ihlal eden işçiler hakkında işverenin 4857 Sayılı Yasanın 25/2.maddesi saklı kalmak kaydıyla TİS. nin 81-82-83-84. maddelerinde öngörülen sırası ile uyarma -kınama -yevmiye kesimi -işten çıkartma cezalarından birinin verileceği öngörülmüştür.
Davacı işçinin 15.08.2003 tarihinden itibaren izinsiz ve mazeretsiz olarak işyerine gelmediği işverenin de bunun üzerine 4857 Sayılı Yasanın 25/2-g maddesi uyarınca haklı nedenle iş sözleşmesini fesih ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy