(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dava itirazın iptali davası olduğu halde kabul edilen alacaklarla ilgili olarak dava dilekçesi ile talep edilen icra inkar tazminatı ile ilgili bir karar verilmemesi yerinde değildir.
2- Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yedi yıldan fazla bir süredir davalı işyerinde çalışan davacı hakkında son haftaya kadar tutulmuş bir tutanak yada ihtar mevcut değildir. 30.12.2002-3.1.2002 günlü ihtarlar aynı kişiler tarafından tutulmuş olup, davacının bu ihtarı almayı reddettiğine dair şerhte de yine aynı kişilerin imzası mevcuttur. Ayrıca bu tutanak ihtarlarda itaatsizliğin nasıl olduğuna, çıkan bozuk mallara ilişkin somut veriler de yer almamaktadır. Son olarak davacının amiri ve işyerinde yönetici olan yine aynı iki kişi tarafından tutulan feshe ilişkin 7.1.2003 günlü tutanakta, davacının kendisinin işe devam etmeyeceğini bildirmesine rağmen amiri hesap soracağım diyerek tehdit ve hakaret ettiği ve sonra ilişiğinin kesilmesine karar verildiği yazılıdır. Kendi ayrılacağını bildiren davacının neyin hesabını soracağı ve sonra işverence hizmet akdinin feshi çelişkilidir.
Bu nedenlerle uyarınca bir süre sorumsuz çalışan davacı ile ilgili amiri ve yöneticinin dörder gün ara ile tuttuğu ihtar ve tutanakların somut ve net ifadeler içermediği, fesih için haklı neden oluşturamayacağı gözetilmeden kıdem ve ihbar tazminatı ile ilgili itirazın iptali davacının reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy