(4857 S. K. m. 41, 63)
Dava: Davacı, fazla çalışma parası, gece çalışma primi, bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı işçi, dava konusu dönem içinde farklı mesai saatleri ve vardiya şekillerine göre çalışmış ve bu husus dönem dönem belirlenerek hesaplama yapılmış ve hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu dönem 1475 ve 4857 sayılı Kanunların her ikisinin de kapsamına girmektedir. Denkleştirme esaslarının uygulanmadığı dönemler için fazla çalışma süresinin haftalık çalışma süreleri üzerinden belirlenmesi gerekir. Buna aykırı hesaplama tarzı ile sonuca ulaşan bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmesi hatalıdır.
Denkleştirme uygulanmasının kabul edildiği dönemlerde ise, Hukuk Genel Kurulu ve Dairemizin kararlılık kazanan içtihatlarına göre, 24 saatlik vardiya nöbeti sırasında işçinin fiilen 14 saat çalıştığının kabulü gerekmektedir. Bu dönem için de davacının 24 saatlik bir vardiyada 19 saat fiilen çalıştığının kabulü doğru değildir.
3-) İşveren tarafından işçiye fazla çalışma ücreti ödenmiş, işçi tarafından ilgili bordro ihtirazi kayıtsız olarak imzalanmış ve aksi aynı kuvvette yazılı belge ile kanıtlanmamış ise, artık o dönem için daha fazla mesai yapıldığı ileri sürülemez.
Somut olayda puantaj ve nöbet çizelgelerine dayanılmış ve bu kayıtlar bordrolara eşdeğer yazılı belge ise de, yukarıda açıklanan hesap tarzı esas alınarak belirlenecek fazla çalışma süreleri, ödeme bordrolarındaki fazla çalışma süreleri ile her ay için karşılaştırılmalı, saptanan fazla çalışma süresinin tamamı için ödeme yapılan aylar hesaplama ve kabul dışı bırakılmalıdır. Bu hususlar nazara alınmadan hüküm kurulması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-) Ulusal Bayram genel tatil ücretlerinin ödeme belgeleri için de aynı inceleme ve irdeleme yapılması gerektiğinden bu husus da ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.04.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırk beş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanmaktadır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir (İş K. m.63). 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesinde ...fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırk beş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. denilmektedir. Denkleştirme sisteminin uygulanması için günde on bir saatlik çalışma süresinin aşılmaması şartıyla tarafların açıkça anlaşması esası benimsenmiştir. Yasanın hiçbir yerinde fazla mesainin günlük on bir saati aşan çalışma olduğu belirtilmemiştir. On bir saatlik ölçü, kanımca, denkleştirme bahanesiyle işçinin günlük çalışma süresinin aşırı şekilde uzun tutularak işçi sağlığı ve güvenliğinin tehlikeye atılmasının önlenmesi amacıyla getirilmiştir. Bu düzenleme fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz. kuralının paralelinde olup, denkleştirmenin esasları ve sınırlarını göstermektedir.
4857 sayılı Kanun dönemine rastlayan çalışmalar günde on bir saati aştığı gibi, açık bir denkleştirme de olmadığından, fazla mesai hesaplamasının, 1475 sayılı İş Kanunu'nun uygulandığı dönemden farklı olmaksızın yapılması gerekir. Zira Dairemizin eskiden beri süregelen uygulaması haftalık kırk beş saati aşan çalışmaların fazla mesai oluşturduğu yolundadır.
Bu nedenle günlük on bir saati aşan çalışmanın fazla çalışma sayılması ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi gereğince denkleştirmenin varlığının kabul edilmesi, kanımca hukuken mümkün değildir. Mahkeme kararının bu görüş doğrultusunda bozulması düşüncesiyle, sayın çoğunluğun 2.bende ilişkin bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy