(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 44, 46, 57)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile ücret yıllık izin, ulusal ve genel tatil ücreti fazla mesai ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalıya ait Almanya'daki işyerlerinde çalışmak üzere belirli süreli akitler düzenlenerek çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı, akitlerin zincirleme olduğunu, bu sebeple belirsiz süreli akit haline geldiğini iddia etmiştir. Davalı ise Almanya'da kısa süreli değişik işler aldığını, bu işyerlerinde çalıştırılmak üzere kısa ve belirli süreli akitler yapıldığını, işin bitmesi sebebiyle akdin sona erdirildiğini, bu sebeple ihbar tazminatı talep edemeyeceğini savunmuştur.
Mahkeme akdin zincirleme olduğunu ve belirsiz süreli hale geldiğini kabul ederek ihbar tazminatı isteğini hüküm altına almıştır. Dosya içeriğinden ve düzenlenen sözleşmelerden, davacının davalının Almanya'da bulunan değişik işyerlerinde kısa ve belirli süreli hizmet akitleri ile çalıştığı, akitlerin arka arkaya aktedilmediği, iki akit arasında uzun sürelerin bulunduğu, işveren tarafından yeni iş alındığında belirli süreli akit düzenlendiği, bu çalışma şekline göre belirli süreli akit yapmanın objektif koşulların oluştuğu, akitlerin zincirleme nitelikte olmadığı, bu nedenle akdin belirsiz süreli hizmet aktine dönüştüğünün kabulü mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 07.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy