(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeniyle haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının eğitim ve tanıtım işleri için işe alındığı, bu nedenle faaliyetlerini sadece İstanbul'da sürdürmesinin işin gereği mümkün olmadığı, şirket merkezinin İzmir'de olması ve borsanın Şubat 2005 tarihinde İzmir'de faaliyete geçmesi üzerine, borsa ile ilgili eğitim ve tanıtım müdürlüğü yapan davacının İzmir'de çalışması gerektiği, işyerinin değiştirilmediği, davacının İzmir'e gelip görevini sürdürmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin zorunlu olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının davalıya ait İzmir ve İstanbul'da bulunan işyerlerinden hangisinde çalışmakla görevli olduğu konusu uyuşmazlığın çözümü bakımından önem arz etmektedir. Davalı işveren, Şubat 2005 tarihinden önce davacının fiilen İstanbul'da görev yaptığını, borsanın açılmasından sonra Şubat 2005 tarihinden itibaren İzmir'de görevlendirildiğini, davacının görevlendirildiği İzmir'deki işyerine gelmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle sona erdirildiğini ileri sürmüştür. Davacı ise İstanbul'da görevlendirildiğini, hatta ücretlerinin de İstanbul'da ödendiğini, İzmir'de çalışması gerektiğine dair herhangi bir bildirim yapılmadığını belirtmiştir. Davalı işveren, davacının Şubat 2005 tarihinden beri görevli olduğu İzmir'deki işyerine gelmediğini belirtmesine rağmen, bu tarihten itibaren Temmuz 2005 tarihine kadar aylık ücretlerini İstanbul'daki banka hesabına düzenli olarak yatırmıştır. İstanbul'da çalıştığı anlaşılan davacıya İzmir'de çalışması için yazılı bir bildirimde de bulunulmamıştır. Mevcut olgulara rağmen davacının İstanbul'da görevlendirilmediğinin iddia edilmesi dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Bu nedenle, davacının İzmir'deki işyerine gelmediği gerekçesi ile devamsızlıktan dolayı iş sözleşmesinin feshi geçerli nedene dayanmadığından davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- İzmir 4. İş Mahkemesinin 9.11.2006 gün ve 1417-995 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe İADESİNE,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 146.00 YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, kesin olarak, oybirliği ile 16.04.2007 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy