(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 18)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, TİS uyarınca iş güvencesi tazminatı, fazla çalışma ücreti, ikramiye ve yakacak yardımı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, işçilik alacakları ile birlikte TİS uyarınca iş güvencesi tazminatı isteğinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacıya tüm hakların ödendiğini, söz konusu TİS'nin 30.9.2003 tarihinde süresinin dolduğunu, yeni dönem için TİS akdedilmediğini, başka bir sendika ile de TİS'nin yapılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, işveren tarafından Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uygulanmaya devam ettiği için işçi lehine uygulanması gerektiği kanaati ile bilirkişi raporunda belirlenen işçilik alacakları ile birlikte, iş güvencesi tazminatı isteği de hüküm altına alınmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, söz konusu TİS'nin süresi sona ermesine rağmen normatif hükümlerinin hizmet akdi hükmü olarak devam ettiği anlaşılmaktadır. Ancak, TİS'nin 20. maddesinde öngörülen iş güvencesi tazminatının 4857 sayılı Kanunun 18. ve devamı maddeleri uyarınca işe iade davası açma imkanı olan işçiler lehine uygulanması mümkün değildir. Mahkemece, davacı işçinin işe iade davası açma imkanı olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır. Bu maksatla, fesih tarihi itibari ile davalı işyerinde 30 işçinin çalışıp çalışmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gereklidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.
3-) Kabule göre, hüküm altına alınan TİS'nin 20. maddesinde öngörülen iş güvencesi tazminatı cezai şart mahiyetindedir. Hükme esas bilirkişi raporu ile belirlenen tazminattan B.K.'nun 161 / son maddesi uyarınca bir indirim yapılmamış olması da doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy