(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 57)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, ikramiye, ücret, harcırah, ayni ve maddi sosyal hak alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, 7.7.203 tarihinde iş aktinin geçersiz sebeple feshedildiğini, açmış oldukları işe iade davasının kabulle sonuçlanıp Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, işverene süresi içerisinde başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını, bir miktar kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte boşta geçen süre ücreti ve işe başlatılmama tazminatının ödendiğini, ancak boşta geçen süre eklendiğinde çalışmış kabul edilen sürenin dört ay daha uzayacağını, kıdem tazminatına yeni fesih tarihindeki ücretin esas alınması gerektiğini, ayrıca personel yönetmeliği 104. maddesi gereğince Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması gerektiğini, bunlardan yararlandırılmadığı için kıdem ve ihbar tazminatının eksik ödendiği gibi, 1.7.2000 tarihinden sonra Toplu İş Sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların ödenmediğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, ikramiye, ayni ve nakdi sosyal haklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacının emekli olduğunu, alacaklarının zamanaşımına uğradığını, emeklilikten sonra hak talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece davacının davasında haklı olduğunun kabulü ile bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.
Kıdem ve ihbar tazminatına esas alınan ücrette ve ayrı bir kalem olarak hüküm altına alınan ayni ve nakti sosyal haklar alacağında personel yönetmeliği 104. maddesinde düzenlenen kapsam dışı personel Toplu İş Sözleşmesi ile getirilen parasal ve sosyal haklardan yararlanır düzenlemesinden hareket etmiştir. Ancak dosya içinde mevcut 20.5.2001 tarihli Personel Yönetmeliğinde bu maddeye paralel bir hüküm bulunmamaktadır. Davalı da bu sebeple ödeme yapmadığını iddia etmektedir. Mahkemece de ödeme yapılmadığı için bu kalemleri ve bu kalemler eklenerek hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı farklarını kabul etmiştir. Davacı aleyhine 20.5.2001 tarihli personel yönetmeliği ile yapılan değişikliklere davacının süresinde itiraz etmeyip, ihtirazi kayıtsız bordrolar ile ücretini almaya devam etmesi nedeni ile artık bu yeni düzenlemeyi kabul etmiş sayılmalıdır. Bu nedenle davacının ayni ve nakdi sosyal hak alacaklarının reddine karar verilmeli, ayrıca kıdem ve ihbar tazminatına esas alınan ücrete bu kalemler dahil edilmemelidir.
Öte yandan işveren iş aktini geçersiz sebeple 7.7.2003 tarihinde feshetmiş, açılan işe iade davası kabulle sonuçlanıp davacının süresi içinde müracaatı üzerine işveren 30.1.2004 tarihli ihtarnamesi ile usulüne uygun olarak davacıyı işe başlatmamıştır. Feshin bu tarihte yapıldığı kabul edilmelidir. Kıdem tazminatı da bu tarihteki kıdem tazminatı tavanı üzerinden hesaplanmıştır. Kıdem tazminatına bu tarihten faiz yürütülmesi gerekirken geçersiz fesih tarihinden faize karar verilmesi de ayrı bir bozma sebebidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 24.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy