(4857 S. K. m. 11, 19, 20)
Dava: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, ayrıca davacının kadrosunun Yönetim Kurulu'nun verdiği yetki ile organizasyon şemasından çıkarıldığını, iş sözleşmesinin işyerinden kaynaklanan geçerli nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında başlangıçta iki yıl süre ile belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığı ve aynı süre ile yenilendiği, davacının üst düzey yönetici olması ve yaptığı işin gereği iş sözleşmesinin yenilenmesinin sözleşmeyi belirsiz süreli hale getirmediği, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışması nedeni ile iş güvencesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Verilen kararı davacı vekili, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, fesih bildiriminde neden gösterilmediği, feshin geçersizliğine karar verilmesi gerektiği, davalı vekili ise iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğunu, davacının süreklilik arzeden işte çalıştığını, belirli süreli iş sözleşmesi için objektif neden bulunmadığını, iş sözleşmesinin işyerinden kaynaklanan kadro iptali nedeni ile geçerli nedenle feshedildiğini, kararın bu gerekçe ile onanmasını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde belirli süreli iş sözleşmesi, belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı bir şekilde yapılan iş sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Somut olayda davacı davalı işyerinde, İstihsal Grup Başkanı olarak görev yapmakta olup, ilk olarak davacı ile, 16.07.2003 tarihinde 2 yıl süreli, bu süre bittikten sonra 16.07.2005 tarihinde tekrar iki yıl süre ile belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmıştır. Davacının iş sözleşmesi ikinci sözleşmenin süresi dolmadan, davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek feshedilmiştir. İhbar tazminatının ödenmiş olması, iş sözleşmesinin belirli süreli olmadığının göstergesidir. Esasen davalı işveren, mahkemece iş sözleşmesinin belirli süreli olarak kabul edilmesi gerekçesini temyiz etmekle, bunu açıkça kabul etmektedir. Kaldı ki davacı İstihsal Grup Başkanı olarak, işyerinde sürekli olan bir kadroda görev yapmaktadır. Bir başka anlatımla yaptığı görev sürekli olup, iş sözleşmesinin belirli süreli yapılmasını gerektiren objektif ve esaslı bir neden de bulunmamaktadır. Davacının üst düzey yönetici olması bu olguyu değiştirmez. Taraflar arasındaki sözleşme, yasada belirtilen koşulları taşımadığından belirli süreli kabul edilemez. Mahkemece yazılı şekilde reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Aynı yasanın 20/2 maddesi gereğince de, Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren yazılı fesih bildiriminde fesih sebebini açık ve kesin olarak belirtmediği gibi, yargılama aşamasında, davacının kadrosunun iptal edildiğini de kanıtlayamamıştır. Fesih geçerli nedene dayanmadığından, davanın kabulü gerekir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 29 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy