(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25) (818 S. K. m. 161)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, ikramiye, yakacak yardımı, giyecek yardımı ve iş güvencesi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, seçimlerden sonra siyasi nedenlerle yeni seçilen başkan tarafından on arkadaşı ile birlikte işten çıkarıldığını ileri sürerek TİS.nin 17. maddesine göre iş güvencesi tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davacının üyesi bulunduğu sendika ile işveren taraf arasında bağıtlanan TİS.nin 17. maddesinde öngörülen iş güvencesi tazminatı, iş sözleşmesinin keyfi ile haksız feshini önlemek amacıyla kabul edilmiştir.
Mahkemece, iş güvencesi tazminatı talebi reddedilmiştir.
Davacıya yapılan bildirimde, ekonomik nedenlerle iş aktinin askıya alındığı belirtilmiştir.
Davacı tanıkları, davacı ve diğer çalışanların önceki başkan döneminde, işe alınmış olduğunu, seçimden sonra yeni başkan tarafından işten çıkarılarak, başka işçilerin işe alındığını beyan etmişlerdir. Mahkemece iş akdinin askıya alınmasının haksız fesih olduğu kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı hüküm altına alınırken, iş güvencesi tazminatının da kabulü gerekirdi. Zira feshin haksız olduğu anlaşıldığına göre, İş Yasasının 25/II. maddesi kapsamında kalan bir fesih söz konusu değildir. Bu nedenle TİS.nin 17. maddesi kapsamında kalan bir fesih söz konusu değildir. Bu nedenle TİS.nin 17. maddesine göre cezai şart niteliğinde olan iş güvencesi tazminatı hesaplanıp Borçlar Kanununun 161/son maddesine göre bir değerlendirmeye tabi tutularak istek doğrultusunda karar verilmelidir.
3- Davacı tarafından işyerine ibraz edildiği anlaşılan dilekçe ile bir kısım alacakların talep edildiği gözetilerek, bu alacaklar hakkında temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmalıdır. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 14.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy