(4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, 3 aylık süre ücreti, düşük kurdan yapılan ödeme nedeniyle ücret noksanlığının, 2 maaş tutarındaki prim alacağı, fazla mesai, 37 günlük yıllık izin ücreti, uçak bilet parası, görev harcırahı ile ulusal bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında düzenlenen hizmet akdinin altıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin Türkiye'de geçirilmesi halinde gidiş dönüş yol parasının işverence karşılanacağı düzenlenmiş dinlenen tanıklar da uygulamanın bu şekilde olduğunu belirtmişlerdir. Davacının istemi de 2001, 2002 yıllarına ilişkin olarak bu uçak bilet paralarının ödenmesidir. Mahkemece hükmü esas alınan bilirkişi raporunda ise hizmet akdinin 6. maddesinde düzenlenen işçinin çalışacağı ülkeye kadar gidiş dönüş yol parası hesaplanmıştır Davacı isteğinin bu şekilde hatalı olarak değerlendirilip yanlış hesaplanması bozma nedenidir.
3- Mahkemece hükmü esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre davacının fazla mesai yapmadığı ayrıca işveren vekili konumunda olduğu için mesaisini kendi düzenlediği belirtilerek fazla mesai alacağı hesaplanmamıştır. Davacı tanığı Veyis Çetin dışındaki taraf tanıkları davacının 8.3-18.00 saatleri arasında haftada 6 gün çalıştığını belirtmişlerdir. Buna göre 1 saat ara dinlemesi yaptığı kabul edilirse haftalık çalışma süresi 51 saat fazla mesai saati de 6 saat (haftalık) yapmaktadır. Oysa bilirkişi hesaplamada hata yapmıştır. Kaldı ki davacımız muhasebe müdürü olup üstünde proje müdürü veya bölge müdürü bulunmakta olup dinlenen davalı tanığı da davacıya emir ve talimatları kendisinin verdiğini beyan etmiştir. Buna göre davacının fazla mesai yaptığı kabul edilerek bilirkişi tarafından yapılacak hesaplama bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde isteğin red edilmesi hatalıdır.
4- Taraflar arasında imzalanan hizmet akdin de davacının ücreti dolar üzerinden belirlenmiş ve ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk lirası olarak ta ödenebileceği 5. maddede de düzenlenmiştir. Dosya içerisinde mevcut ücret bordroları dolar üzerinden düzenlenmiş olup imzasızdır. Ödeme makbuzlarında ise çoğunluğu birkaç aylık ödemeler birleştirilerek ücret alacağı dolar üzerinden belirlenip Türk lirasına çevrilerek ödenmiştir. Davacı işverenle düşük döviz kurundan çevrilmek sureti ile Türk lirası cinsinden eksik ödemelerin söz konusu olduğunu doların ödeme tarihindeki efektif satış kuru özerinden ödenmesi gerektiğini iddia etmiştir. Hükme esas bilirkişi raporunda ise ödemelerin dolar üzerinden yapıldığı belirtilerek hesaplama yapılmamıştır. Davacının iddia ve itirazları ek raporda da karşılanmamış işverenin esas aldığı kur belirlenmemiştir. Ödeme makbuzlarında yer alan tarih ve miktarlar esas alınarak Amerikan dolarının efektif satış kuru ile ödeme tarihinde işverence esas alınan kur arasında fark bulunup bulunmadığı tespit edilerek ödenen ücretlerde eksiklik söz konusu olup olmadığı tespit edilmelidir. Bilirkişiden bu yönde rapor alınmadan eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy