(4857 S. K. m. 18, 20)
Dava: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin yurt dışından Türkiye'ye ithal, dağıtım ve satış hakkına sahip olduğu ürünlerden bir kısmının, 10.08.2005 tarihinden itibaren satış hakkının bir başka şirkete verilmesi, şirketin iş hacminde azalma olması ve iş gücü fazlalığı ortaya çıkması ve bu nedenle yeniden yapılanmaya gidilmesi, çalıştırmaya devam ettirme ihtiyacı ortadan kalktığından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işyerinden kaynaklanan geçerli nedenlerle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya itibar edilerek, davalı işyerinde iş hacminde ve satışlarında azalma olduğu, iş gücü fazlalığı meydana geldiği, davalı işverenin yeniden yapılandığı, davacının davalı işverenin bu işletmesel kararının keyfi olduğunu kanıtlayamadığı, feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. İşletmeyi veya işyerini etkileyen objektif nedenlerle ortaya çıkan işgücü fazlalığı sonucunda, işçinin işyerinde çalışma olanağı ortadan kalkmış ise fesih için geçerli bir sebebin varlığından söz edilir. İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu işletmesel kararlar alabilir. Ancak, işletmesel karar sonucunda, tedbir olarak düşünülen feshin zorunlu hale gelmiş olması gerekir. Başka bir anlatımla işverenin fesih konusunda keyfi kararları yargı denetimine tabidir. Ayrıca işveren işletmeden kaynaklanan geçerli nedenle fesih işlemi yönündeki işletmesel kararla çelişen uygulamalara girmemelidir.
Öte yandan, işletmesel kararla varılmak istenen hedefe fesihten başka bir yolla ulaşmak mümkün ise fesih için geçerli bir nedenden söz edilemez. Kısaca, fesih son çare olmalıdır (ultima ratio) ilkesi gözetilmelidir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2. maddesine göre feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşveren, işletmesel kararı uygulamak için aldığı tedbirin feshi zorunlu kıldığını kanıtlamalıdır.
Mahkemece sonuca gidilirken, işverenin tek taraflı sunmuş olduğu kayıtlar dikkate alınmış, bu kayıtların doğruluğu konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Davacı taraf, davacının görev tanımına uygun ve görev yapabileceği kadrolara yeni atama yapıldığını iddia etmiş, bu konuda atama ile ilgili davalı işveren kayıtları sunmuştur. Bu iddia ve sunulan kayıtlar üzerinde de durulmamıştır. Ayrıca davalı işverenin yeniden yapılanma çerçevesinde norm kadro çalışması yapıp yapmadığı ve buna bağlı olarak iş gücü fazlası olup olmadığı, keza fesihten önce davacının başka bir bölümde değerlendirilmesi olanağının araştırılıp araştırılmadığı, başka bir anlatımla feshin son çare olması ilkesinin uygulanıp uygulanmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır.
Açıklanan nedenle, davalı işverene ait işyeri kayıtları, işçi alımı ve çıkarılması ile ilgili SSK kayıtları getirtilmeli, yeniden yapılanma kararı kapsamında davalı işverenin norm kadro çalışması yapıp yapmadığı ve buna bağlı olarak iş gücü fazlası olup olmadığı, davacının çalıştığı kadronun kaldırılıp kaldırılmadığı, yerine yeni işçi alınıp alınmadığı yada başka bölümden işçi atanıp atanmadığı kesin olarak belirlenmeli, şayet kaldırılmış ise feshin son çare olması ilkesi uyarınca davacının başka bir bölümde ve özellikle atama yapılan benzer kadrolarda değerlendirilme olanağının olup olmadığı, atama yapılan kadrolar ile davacı arasındaki tercihte objektif kriterlerin dikkate alınıp alınmadığı incelenmeli, feshin zorunlu olup olmadığı araştırılmalı, bu konuda gerekirse işyerinde keşif yapılarak bilirkişi incelemesine başvurulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy