(4857 S. K. m. 41) (818 S. K. m. 101)
Dava: Davacı, TİS ücret farkı, ikramiye, vasıta yardımı, hizmet zammı, sosyal yardım, giyim yardımı, konut yardımı, fazla mesai ile genel tatil gündeliğinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Sağlık Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Sağlık Bakanlığının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu hususun araştırılarak sonuca gidilmesi gerekir.
Borçlu tarafın temerrüde düştüğünün kabul edilmesi için borç ve miktarının belirlenmiş olması gerekir. Toplu İş Sözleşmelerinin hazırlanması ve imzalanması süreci nedeniyle, yürürlüğe girdiğinin kabul edildiği tarihten çok sonra imzalandıkları bir gerçektir. Davalı işverenin, Toplu İş sözleşmesinden doğan borçlarının ne olduğu ve miktarları en erken Toplu İş Sözleşmesinin imzası tarihinde belirli hale gelmiştir. Bu nedenledir ki, pek çok Toplu İş Sözleşmesinde imza tarihinden önceki dönemde oluşan fark ve alacakların ne zaman ödeneceğine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.
Ayrıca, bir kısım Toplu İş Sözleşmelerinde de her bir işçilik hakkının ne zaman ödeneceği husus da açıkça düzenlenebilmektedir.
Davaya dayanak Toplu İş Sözleşmesi 5.8.2003 tarihinde imzalanmış olup, işçilik haklarının pek çoğunun ne zaman ödeneceği açıkça gösterilmiş ve ayrıca, imza tarihinden önce doğan hak ve alacakların ne zaman ödeneceği de ayrı bir madde ile (geçici 4. m.) düzenlenmiştir.
Buna göre, davacının Toplu İş Sözleşmesinden doğan hak ve alacaklarının temerrüt tarihleri, imza tarihinden önce doğan ilk altı aylık fark ve haklar için geçici 4. maddedeki tarih nazara alınarak, sonraki dönemler için ise en erken imza tarihi olmak üzere alacaklarla ilgili maddelerdeki temerrüt tarihleri nazara alınarak belirlenmelidir.
Bu hususları nazara almadan yazılı şekilde temerrüt tarihleri belirlenerek hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı, 30.9.2003 tarihine kadar olan işçilik haklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. İlk bilirkişi raporunda bu tarih esas alınarak fazla çalışma ücreti hesaplanmış; davacı hesap miktarını kabul ettiğini bildirmiştir. Buna göre, talep aşılarak ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
4- Davacının fazla çalışma ücreti alacağı isteklerinin bir kısmı Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmaya başlamasından önceki tarihleri kapsamaktadır. Buna göre, Toplu İş Sözleşmesinden önceki dönem fazla çalışma alacaklarına, dava ve ıslah edilen kısımlarına dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Toplu İş Sözleşmesi döneminde doğan fazla çalışma alacakları yönünden ise yukarıda 2 nolu bentte yazılı hususlar göz önüne alınarak temerrüt tarihleri belirlenmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 15.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy