(4857 S. K. m. 18, 21, 25)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının geçici olarak 6.10.2005 tarihli yazı ile Cumhuriyet meydanında bulunan iftar çadırında 7-8-9-10 Ekim 2005 tarihleri arasında görevlendirildiğinin bildirildiği, ancak davacının görevlendirme yazısını almaktan imtina etmek suretiyle verilen görevi kasıtlı olarak yapmadığını, iş sözleşmesinin İş Kanunun 25/II-h maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, sendikal nedenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının izin süresinin 20.10.2005 tarihinde dolmasına rağmen süresinde işe başlamaması karşısında feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar: Davacının iş sözleşmesi 24.10.2005 tarihli yazı ile 4857 sayılı İş Kanunun 25/II-h fıkrası gereğince 24.10.2005 tarihi itibariyle feshedilmiştir. Fesih bildiriminde fesih nedeni belirtilmemiş ise de, davalı vekili, 10.2.2006 tarihli duruşmada davacının Ramazan çadırında gitmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiğini açıklamıştır. Davalı vekili tarafından bildirilen bu fesih nedeni üzerinde durulması gerekir. Davacıya 6.10.2005 tarihli yazı ile 7.10.2005-10.2005 tarihleri arasında geçici olarak iftar çadırında görevlendirildiği bildirilmiştir. Ancak, 6.10.2005 tarihinden itibaren 14 günlük yıllık ücretli izin verildiği de yine dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı geçici görevli olduğu süre içinde yıllık ücretli izinde olup, izin bitiminde yeni bir görevlendirme de yapılmamıştır. Böyle olunca davacının verilen geçici göreve gitmemesinden söz edilemez. Mevcut olgulara göre feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilmelidir. Davacı feshin sendikal nedene dayandığını iddia etmişse de, bu iddiasını kanıtlamış değildir. Belirtilen nedenlerle, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmelidir. Yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Samsun 1.İş Mahkemesinin 8.5.2006 gün ve 1706-333 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 6 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 400.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan (39.00) YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak oybirliği ile, 27.11.2006 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy