(818 S. K. m. 66)
Dava: Dava haksız iktisap nedeniyle iade isteğine dayanmaktadır. Davacı Kızılay Derneği 1475 Sayılı Yasanın 14/VII maddesinde açıklanan kamu kuruluşlarından bulunmamasına rağmen davalının borçlandığı askerlik süresinin de kıdem tazminatı hesabında hata sonucu nazara alınarak, davacı kıdem tazminatı ödendiğini iddia ederek fazla ödenen kıdem tazminatının geri ödenmesini talep etmiştir.
Mahkeme, zamanaşımı başlangıcının kıdem tazminatı ödeme tarihi olduğunu kabul ederek zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar vermiştir.
Haksız suretle mal iktisabından doğan davalarda zamanaşımının başlangıç tarihi ödeme tarihi değil, mutazarrır olan tarafın verdiği istirdata hakkı olduğunu itila tarihinden itibaren bir yıl, her halde hakkın doğduğu tarihten itibaren on senelik mürur-u zamana tabidir. Somut olayda on yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği hususunda tereddüt yoktur. İhtilaf bir yıllık zamanaşımının geçip geçmediği konusundadır. Ödeme tarihinin bir yıllık zamanaşımının başlangıç tarihi olarak kabul' edilebilmesi için, bu tarihte davacının hatalı ödeme yaptığını ve istirdat hakkı olduğunu bilmesi gerekir. Davacı Kızılay Derneği, geniş bir çalışma sahasına ve çok sayıda personele sahip, kamu yararına hizmet yapan bir demektir. Davacı gibi birçok çalışan ayın şekilde ödeme yapıldığının öğrenilmesi üzerine, bu uygulamanın Yasa ve Yargıtay uygulamalarına uygun düşüp düşmediği hususunda tereddüde düşülmüş, konu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından sorulmuş, alınan 13.5.2003 tarihli Bakanlık cevabı yazısında yasal açıklama ve yorumlar, Yargıtay uygulamaları, açıklanarak borçlanılan askerlik süresinin kıdem tazminatına esas sürenin hesabında nazara alınamayacağının bildirilmesi üzerine, bu hatalı uygulamadan dönülmüş, hatalı ödeme yapılan personel hakkında haksız iktisap nedeniyle dava açılmıştır.
Yukarıda açıklanan gelişmeler, davacının konumu nazara alındığında, davacının istirdata hakkı olduğunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 13.5.2003 gün ve 14070 Sayılı yazısı üzerine öğrendiğinin kabulü gerekir. Böyle olunca bir yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği kabul edilmelidir.
Buna göre mahkemece sonuca varılması gerekirken bir yıllık zamanaşımının geçtiği gerekçesiyle davanın reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 28.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy