(2821 S. K. m. 4, 60) (İşkolları Tüzüğü EK)
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.02.2006 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MAHKEME KARARI
Davacı vekilinin davalı ve dahili davalılar aleyhine açtığı tespit davasının mahkememizce yapılan açık yargılaması sonucunda:
Davacı vekili mahkememize verdiği 22.09.2004 tarihli dilekçe ile; davacı sendika tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yapılan 10 Mayıs 2004 tarih 858 -18 sayılı başvuru ile 2821 sayılı yasanın 4. maddesine istinaden MKE Kurumu'na ait işyerlerinin girdiği işkolunun tespitinin istendiğini, davalı bakanlık tarafından yapılan inceleme sonucunda 06 Eylül 2004 tarihli işkolu tespit kararı ile MKE Kurumu'na bağlı Maksam Fabrikası Müdürlüğü, Gazi Fişek Fabrikası Müdürlüğü, Hurda İşletmesi Müdürlüğü, Silah Fabrikası, Ağır Silah ve Çelik Fabrikası, Pirinç Fabrikası, Mühimmat Fabrikası, Çankırı Silah Fabrikası, Elmadağ Roket Fabrikası, Kayaş Kapsül Fabrikası işyerlerinde yapılan işlerin niteliği itibari ile İşkolları Tüzüğü'nün 13 numaralı metal işkoluna, Nitro Selüloz Fabrikası ile Elmadağ Barut Fabrikası işyerlerinin ise yine yapılan işlerin niteliği itibariyle İşkolları Tüzüğü'nün 03 sıra numaralı Petrol Kimya Lastik işkoluna girdiğine karar verildiğini, davalı bakanlığın iş bu tespit kararının 12.09.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınladığını, yapılan bu tespit işleminin yanlış ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, çünkü MKE işyerlerinin Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması, statülerinin değiştirilmesi gibi nedenler göz önüne alındığında bu işyerlerinin İşkolları Tüzüğü'nün 26 sıra numaralı Milli Savunma işkoluna girdiğinin açıkça anlaşıldığını, bu nedenle bakanlıkça yapılan tespit işleminin iptali ile MKE kurumu işyerlerinin İşkolları Tüzüğü'nün 26. sırasındaki Milli Savunma işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı bakanlık vekili verdiği 09.11.2004 tarihli dilekçe ile davanın reddi gerektiğini çünkü, davacı sendikanın bakanlığa yaptığı başvuru üzerine bakanlıkça gerekli araştırmanın yapıldığını, bu araştırmaya göre MKE Genel Müdürlüğü ve H. Sendikasının örgütlü bulunduğu Milli Savunma İşkolunun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğini, MKE kurumunun uzun bir geçmişinin olup 2330 sayılı kanun hükmünde kararname hükümlerine tabi olarak faaliyette bulunmak üzere 28.10.1984 tarih ve 1859 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kurum olarak faaliyete başladığını, adı geçen kurumun kamu tüzel kişiliğine sahip faaliyetlerinde özerk sorumluluğunun sermayesi ile sınırlı tamamı devlete ait özel hukuk hükümlerine tabi bir iktisadi devlet kuruluşu olduğunu, kuruluşun 17.06.2000 tarihine kadar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu iken bu tarihten itibaren Milli Savunma Bakanlığı ile ilgilendirildiğini, kurumda sivil ve askeri maksatlı ürünlerin üretimi yanında sipariş esasına ve piyasa talebine göre üretim yapılıp satıldığı gibi bu üretilen ürünlerin yurt dışı piyasalarda da pazarlandığını, 2821 sayılı kanunun 60. maddesine göre çıkartılan İşkolları Tüzüğü'nün 26. sırasında milli savunma işkolunun yer aldığı, sözü edilen işkolunda milli savunma, jandarma, sahil güvenlik komutanlığı ile her türlü askeri işyerleri, subay, astsubay kulüpleri, gazinoları, Ordu evleri, askeri hastaneler, askeri okullar, askeri basın evleri ve milli savunma bakanlığınca işletilen diğer işyerlerinde yapılan işler olarak İşkolları Tüzüğü'nde belirtildiğini, bu durumun istisnai bir durum arz ettiğini, çalışma hayatının ve toplu pazarlığın en önemli unsurlarından olan grev ve lokavt hakkı bulunmayan ve istisnai bir durum arz eden, milli savunma işkolunda kurulu sendikaların faaliyette bulunacağı işyerlerinin İşkolları Tüzüğü'nde açıkça belirtildiğini, bu tespitin dışında yorum yapmak suretiyle genişletilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacı talebinin yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yargılama sırasında P. sendikası verdiği 09.11.2004 tarihli dilekçe ile davalı yanında müdahale isteminde bulunmuş, tespit kararının iptali ile açılan davada MKE Gen. Müd. bağlı Kırıkkale Nitro Selüloz Fabrikası ve Elmadağ Barut Fabrikası işyerlerinde P. sendikasının örgütlü bulunduğunu, bu nedenle bu davaya katılmakta hukuki yararlarının bulunduğunu ifade ederken, Ç. Sendikası vekili verdiği 09.11.2004 tarihli dilekçe ile davacının işkolu tespiti talebinde bulunduğu işletmede Ç. sendikasının TİS akdetmeye yetkili yasal çoğunluğa sahip sendika olduğunu, sözü edilen işletmede çalışan işçilerin çoğunluğunun kendi sendikalarının üyesi bulunduğunu, iş bu davanın aleyhe sonuçlanması durumunda sendikalarının bu sonuçtan etkileneceğini, bu nedenle müdahale talebinde bulunmalarında hukuki yarar bulunduğunu ileri sürerek müdahale isteminde bulunmuş, mahkememizin 24.11.2004 tarihli duruşmasında sözü edilen sendikaların istekleri yerinde görülerek davaya müdahil olarak katılmalarına karar verilmiştir.
İddia ve savunmanın araştırılması bakımından taraf delilleri toplanmış, bakanlığın yapılan tespit talebi üzerine ilgili işyerlerinde yaptırdığı araştırma sonuçları ile ilgili rapor davacı sendika tarafından delil olarak sunulan ve öğretim görevlilerince düzenlenen görüş mahiyetindeki raporlar MKE ye bağlı işyerlerinin bağlı bulunduğu bakanlıktan alınıp Milli Savunma Bakanlığı ile ilişkilendirildiğine dair karar örneği getirtilip dosyasına konulmuş, yargılama sırasında taraf vekilleri iddia ve savunmaları doğrultusunda muhtelif tarihli beyan dilekçeleri alınarak dosyasına konulmuş, daha sonra dosya mahkememizce bilirkişi heyetine verilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen rapor dosyasına konulmuştur.
Dava yukarıda uzunca anlatıldığı gibi MKE Gen. Müd. ne bağlı işyerlerinin davacının talebi üzerine işkolundaki hangi sıra numarasına dahil olması gerektiği konusundaki talep üzerine bakanlıkça yapılan (İşkolları Tüzüğü'nün 26 ve 3 sıra nolu işkollarına girdiğine dahil) tespit isteminin iptali davasıdır.
İfade edildiği gibi mahkememizce bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyetince çoğunluk görüşü olarak yapılan tespitin yanlış olduğu, işyerlerinde yapılan işin niteliğine göre değil bağlı bulunduğu bakanlığın sıfatına göre İşkolları Tüzüğü'ndeki yerinin tespiti gerektiğini, azınlık görüşü ise MKE.nin Milli Savunma Bakanlığı'nın bağlı kuruluşu olmayıp ilgili kuruluş olduğunu, tüzüğün Milli Savunma Bakanlığı ile ilgili sıra numarasındaki tespitin istisnai bir durum olduğunu, bunun yorumla genişletilemeyeceğini, dolayısıyla MKE.ye bağlı işyerlerinin tüzüğün hangi işkoluna girdiğinin tespiti yapılırken, işyerlerinde fiilen yapılan işin niteliğine bakmak gerektiğini, bu nedenle bakanlıkça yapılan tespitin doğru olduğunu ifade etmiştir.
Mahkememizce dosyaya toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmiş, sonuç itibariyle ilgili tüzükte işyerinin hangi işkoluna gireceği belirlenirken iş yerinde yapılmakta olan asıl işin esas alınacağı, yardımcı işlerin ise asıl işe tabi olacağı, genel kuralı mevcut iken 26 sıra numaralı Milli Savunma işkolu tarif edilirken bu genel kuraldan ayrılarak istisnai bir düzenleme yapılmış olup, bu işkoluna girecek işlerin tahdidi olarak gösterildiğini, bu istisnai düzenlemenin davalı tarafça delil olarak raporlarda da açıkça kabul edildiğini, bu nedenle istisnai olarak yapılan bir düzenlemenin yorum yolu ile genişletilmesi mahkememizce uygun bulunmamış, sonuç itibariyle dosyaya sunulan MKE ile ilgili yazışmaların ve kararların incelenmesinde adı geçen Genel Müdürlüğün hukuki statüsünde, faaliyetlerinde, idari yapısında yetki ve denetim gibi konularda bir değişiklik yapılmadığı açık bir ifade ile sözü edilen Genel Müdürlüğe bağlı işyerlerinin Milli Savunma Bakanlığı'nca işletilen işyeri statüsü kazandırmadığı, bu nedenle sonuç itibariyle bakanlıkça yapılan tespit işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Verilen kararın yapılan temyizi nedeniyle Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2005 gün 2005/16895-21462 sayılı kararı ile dava davaya ve işkolunun tespitine konu işyerleri işvereni MKE Kurumu'nun davaya dahil edilmeden ve delilleri toplanmadan hüküm kurulması hatalıdır. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 4. maddesindeki bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca yapılır. Çalışma Bakanlığı tespiti ile ilgili kararını Resmi Gazete'de yayınlar, kararın yayınını müteakip ilgililer iş davalarına bakmakla görevli mahkemede 15 gün içinde dava açabilirler ifadesinde ilgililer sözcüğü açıklandığı gibi bu davanın kimin aleyhine açılacağı da belirlenmemiştir. İlgililerden genelde işveren, o işkolunda kurulu ya da işkolunda kurulu olduğunu iddia eden sendika anlaşılabilir. Somut olayda bakanlık tespitine işveren itirazda bulunmamış ise de, açılan dava işkolu tespitinin değişmesi halinde itiraz hakkını kaybedeceği tabidir. Bu durumda işkolu tespit kararında etkilenecek işverenin ve varsa işyerinde örgütlenmiş diğer sendikaların davaya dahil edilerek göstereceği delillerin ve karşı delillerin toplanması suretiyle değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu yön üzerinde durulmadan sonuca gidilmesi yanlıştır gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Bozma kararına karşı tarafların ve müdahilliğine karar verilen sendikaların diyecekleri sorulduktan sonra mahkememizce bozma ilamına uyulmuş, dava dışı MKE Genel Müdürlüğü ile yapılan araştırmaya göre aynı işkolunda örgütlü % 10 barajını aşan aşmayan tüm sendikalar davaya dahil edilmiş ve ara karar gereği böylece yerine getirilmiştir.
Yargılama aşamasında müdahil Ç. sendikasınca beyan dilekçesi ve eki belgeler dosyasına konulmuştur.
Mahkememizce bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda, gerek taraf vekillerince gerekse davaya dahil edilen sendika ve iş yerince mahkememizin görüşünü değiştirecek yeni delil ibraz edilmemiştir.
Bu nedenle bozma ilamından önceki kararda da belirtildiği gibi Milli Savunma bakanlığına bağlı iş kollarının istisnai bir durum arz ettiği, yorum yolu ile bunun genişletilemeyeceği, Milli Savunma Bakanlığı işyerlerinde çalışma hayatının ve toplu pazarlığın en önemli unsurlarından olan grev ve lokavt hakkının bulunmadığı, Türkiye'nin AB ye girme konusundaki çabaları da göz önünde tutulduğunda Türkiye Cumhuriyeti olarak altına imza attığımız uluslararası sözleşmeler de dikkate alındığında bu istisnai bir durum olan Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı işyerleri ile tespitin ifade edildiği gibi yorum ve zorlama suretiyle bunun alanının genişletilemeyeceği, mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunda çoğunluk görüşü olarak işyeri tespit kararı verilirken bağlı bulunduğu makama göre belirlemenin gerektiği ifade edilirken karşı görüş olarak işyeri tespit kararı verilirken bağlı bulunulan makama göre değil, işyerinde fiilen yapılan işin niteliğine yapılması gerektiği dolayısıyla bakanlıkça davaya dahil edilen MKE işyerleri geniş bir araştırma sonucuna göre bir kısım fabrikaların tüzüğün 26. bir kısım tüzüğün 3. maddesine girdiği şeklindeki tespitin de yerinde olduğu şeklindeki yukarıda ifade edildiği gibi mahkememizce de kabul görmüş, yine ifade edildiği ilamından sonra mahkememizin bu görüşünü değiştirecek her hangi bir delil de ibraz edilmediğinden talebin reddi ile aşağıda olduğu şekilde karar vermek sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Hüküm: Yukarıda yazılı gerekçeye göre;
1- SÜBUT BULMAYAN DAVANIN REDDİNE,
2- 492 sayılı Kanun gereği alınması gereken 11,20 YTL ilam harcından peşin alınan 10,10 YTL harcın mahsubu ile bakiye 1,10 YTL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3- Davacının yaptığı masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Bir kısım davalılar, Davalı Bakanlık, dahili davalılardan P. Sendikası, Ç. Sendikası, M. Sendikası, B. Sendikası, MKEK Genel Müdürlüğü ve T. Sendikaları kendisini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ücret tarifesi gereğince ve ihtilafın niteliğine göre hesap edilen 350,00 YTL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınıp adı geçen davalılara verilmesine,
5- Kararın tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyizi/kabil bulunmak üzere davacı vekili ile davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili ile dahili davalı M. Sendikası vekili, dahili davalı MKE Genel Müdürlüğü vekili, dahili davalı P. Sendikası vekilinin yine dahili davalı Ç. Sendikası vekilinin yüzlerine karşı diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16.11.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy