(4857 S. K. m. 18, 21)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin toplu iş sözleşmesinin 13/A-1 maddesi uyarınca 55 yaşını doldurmuş olması nedeni ile feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece emekliliğe hak kazanmanın tek başına fesih nedeni olamayacağı, toplu iş sözleşmesi ile işçinin hizmet akdinin sona ermesi sonucunu doğuracak şekilde düzenleme yapılmasının Anayasaya aykırı olduğu, sendikanın tek taraflı olarak bu şekilde sözleşme yapamayacağı, feshin bu nedenle geçerli bir nedene dayanmadığı, ayrıca iş sözleşmesinin henüz feshedilmemiş olması nedeni ile 4'er aylık tazminatların takdiren verilmediği gerekçesi işe iade isteğinin kabulüne, işe başlatmama tazminatı ile davacının çalıştırılmadığı dört aylık ücret isteğinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Fesih bildiriminin yapıldığı tarih itibari ile işyerinde uygulanan Toplu iş sözleşmesinin 13/A-1. maddesinde İşçilerden erkeklerin 55 ve kadınların 50 yaşını doldurmaları halinde işbu sözleşme hükümlerine göre ihbar önellerine uymak şartıyla taraflardan herhangi birisi hizmet akdini tek taraflı olarak feshedebilir. Ancak, hizmet akdinin işveren tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi halinde hizmet akdi feshedilmek istenen işçi fesih tarihi itibariyle emekliliğe hak kazanamadığına dair SSK. dan yazılı bir belge getirirse bu fesih işlemi işçinin emekliliğine hak kazanacağı tarihe kadar ertelenebilir. kuralına yer verilmiştir. Buna göre emekliliğe hak kazanan işçinin iş sözleşmesi işverence ihbar önellerine uyulmak şartı ile feshedilebilecektir. Ancak, Dairemiz uygulamasına göre bu tür düzenlemelerin objektif ve genel olarak uygulanması halinde geçerli fesih nedeni olabileceği kabul edilmektedir. Dava konusu işyerinde söz konusu düzenlemenin objektif ve genel olarak uygulanıp uygulanmadığı, ayrıca davacının emekliliğe hak kazanıp kazanmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Belirtilen husus araştırılarak sonucuna göre feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı sonucuna varılmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.
Öte yandan kabule göre ihbar önelinin henüz sona ermemiş olması ve kararın kesinleştiği tarih itibariyle davacının boşta geçen bir süresi olmadığından çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının reddine karar verilmiş olması işe başlatmama tazminatının hüküm altına alınmamış olması da doğru olmamıştır. Belirtmek gerekir ki, yargılama sürecinin uzaması olasılığı karşısında, işe iade kararının kesinleşmesine kadar davacının çalıştırılmadığı sürenin ihbar önelini aşması mümkün olduğundan, kararın kesinleşmesine kadar davacının çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının ve işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy