(4857 S. K. m. 21) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, feshin geçersizliği işe iade kararının sonuçlarından olan tazminat ve boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkemece, davalının, davacıyı süresi içinde davet etmediği gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline ve asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Davacının hizmet sözleşmesinin feshi üzerine açtığı feshin geçersizliği işe iade davası 14.6.2005 tarihinde kabul edilmiş; sonuçları olarak 6 aylık ücreti tutarında tazminat ve en çok 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti vd. haklarının ödenmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu karar temyiz edilmeksizin 23.6.2005'de kesinleşmiştir.
Davacı, iadeli taahhütlü mektupla süresi içinde işe başlatılması veya sonuçlarına ilişkin kararın uygulanması için başvurmuş; bu ihtar, 30.6.2005 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.
Davalı da bir aylık süre içinde 19.7.2005 tarihli noter ihtarı ile davacıyı işe davet etmiş; tebliğden itibaren 3 gün içinde başvurmasını istemiştir. İhtarname aslında, davacının adresinin, davalıya çektiği ihtardaki adres olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının davalı işveren tarafından bir aylık süre içinde davet edildiği, tebligatın davacının gösterdiği adrese yapıldığı, buna rağmen davacının işbaşı yapmadığı, başka bir işyerinde çalışmaya başladığı ve bunu sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesi uyarınca işe iade kararı verilen davacının işverene başvurduktan sonra işe davet yazısının gecikmesi halinde bunu takip ederek işverene başvurması ve işyerine gitmesi gerektiği halde, davacının icra takibine girişmek suretiyle işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti vd. haklarını talep etmesi haklı değildir. Bu nedenle, davanın reddi gerekirken mahkemece yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy