(4857 S. K. m. 17, 18, 19, 20, 21, 25)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin görev verilen Bebeğim adlı programın hazırlık aşamasında iken üstlerine bilgi vermeden bir ajansla görüşme, görevini yerine getirmede dikkatsiz davranma, şirketi lekeleyecek ve zarara uğratacak sonuçlara yol açabilecek bir duruma meydan verme nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca haklı ve geçerli nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca feshedildiği, fesihte aynı yasanın 19. maddesindeki usule uyulmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı işyerinde televizyonda yayınlanmak üzere program hazırlamada yönetmen olarak görev yapan davacının, Bebeğim adlı programın hazırlık aşmasında, üstlerine danışmadan sözlü olarak bir ajansla anlaştığı, programa katılacak doktor ve hastane temsilcilerinden para alınmaması işverenin kuralı iken ve bu kuralı davacı tarafından da bilinmesine rağmen, anlaştığı ajans yetkililerinin tutumu nedeni ile konuklardan para alındığını duyumlarının işverene iletildiği, işverenin bundan rahatsız olduğu, bu nedenle davacının savunmasını aldığı, davacının da ajansla görüştüğünü kabul ettiği, ancak çalışma sisteminden ve para alma olayından habersiz olduğunu beyan ettiği, davacının bu olayda amiri konumundaki kişiye bilgi vermeden ve onay almadan işlemler yaptığı anlaşılmaktadır.
İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. İşverenin sözü edilen kanununun, 25 inci maddesinin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklı olmak şartı ile, hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Davalı işverenin iş sözleşmesinin fesih işleminde yazılı fesih bildiriminde bulunduğu, fesih sebebini açık ve kesin olarak belirttiği, ayrıca davacının davranışlarından kaynaklanan nedenden dolayı savunmasını aldığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesindeki şekil şartlarına uyduğu sabittir. Hükme esas alınan bilirkişinin saptaması da bu yöndedir. Mahkemece aksine gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır.
Öte yandan, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu'nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen sebepler niteliğinde olmamakla birlikte, işyerinde işlerin işleyişini olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davacının program yapımı için sözlü olarak anlaştığı ajans ile çalıştığına ve maddi menfaat sağladığına dair kesin delil yok ise de, davacının amirine bildirmeden ve onay almadan dava dışı ajansla anlaşma yapması, ajansın programa katılacaklardan ücret talep ettiğinin işverene iletilmesi, işverenin bu nedenle olumsuz etkilenmesi karşısında, iş ilişkisinin işveren açısından devam ettirilmesi beklenmemelidir. Davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli neden vardır. Davanın reddi gerekir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 20 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 04.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy