(4857 S. K. m. 41, 63) (YHGK. 05.04.2006 T. 2006/9-107 E. 2006/144 K.)
Dava: Davacı, fazla mesai ile vardiya priminin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, Iğdır İl Telekom Müdürlüğü bünyesindeki Radyolink İstasyonunda her ay 10'ar günlük dilimler 24 saat aralıksız nöbet tuttuğunu bu çalışmalarına karşılık fazla mesai ücretinin ödenmediğini personel yönetmeliğine göre hak kazandığı vardiya primi ücretinin de ödenmediğini belirterek fazla mesai ve vardiya primi alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı ise davacının kendi rızasıyla radyolink istasyonunda çalıştığı bu çalışma için herhangi bir hak talep edemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece fazla mesai yapmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut nöbet listelerine göre davacı davalı işyerinde çalışma süresinin bir kısmında R/L istasyonlarında 7 gün çalışıp 14 gün dinlenmiş diğer bir kısmında ise merkez veya garajda yukarıdaki çalışma sistemine bağlı kalmaksızın farklı sürelerde ve farklı şekillerde nöbet usulü çalışmıştır.
Mahkemece davacının başka bir işçiyle nöbet tuttuğu 24 saatlik çalışmanın 12 saatinde bir işçi kalan sürede de diğer işçinin çalışacağını, 1 saatlik ara dinlenmesi düşüldüğü takdirde günlük çalışma süresinin 11 saati aşmayacağı kabul edilerek fazla mesai isteği reddedilmiştir.
Öncelikle Hukuk Genel Kurulunun 5.4.2006 gün 2006/9-107 E 2006/144 K sayılı ilamında uyku ve sair ihtiyaçlar için geçen zaman çıkarıldığında R/L istasyonlarındaki 24 saatlik nöbetlerdeki çalışmaların günde 14 saat olabileceği kabul edilmiş Hukuk Genel Kurulu'nun bu kararı Dairemizce de benimsenmiştir. Bu nedenle mahkemenin günlük çalışma süresinin 11 saat olduğu şeklindeki kabulü hatalıdır.
Davacının çalışmaları hem 1475 hem de 4857 Sayılı Kanun dönemlerini kapsamaktadır.1475 Sayılı Kanun döneminde fazla çalışmaların haftalık 45 saat çalışılması esasına göre hesaplanması gerekmektedir.
4857 Sayılı Yasa döneminde ise anılan Kanun 63. maddesi dikkate alındığından günlük 11 saati aşan çalışmalar haftalık çalışma süresine bakılmaksızın fazla çalışma kabul edilmiştir. On bir saatlik çalışma yapılan hallerde diğer haftalarda yapacağı çalışmalar için örtülü bir denkleştirmenin varlığı tartışmasızdır.
Dosyada mevcut nöbet listelerinde davacının nöbetçi kalacağı haftalar belirlenmiş ise de davacının fiilen nöbet tuttuğu ve kaçar saat nöbet tuttuğuna ilişkin davacı tarafından imzalı nöbet çizelgeleri mevcut değildir. Davacı R/L istasyonları dışında merkezde ve garajda nöbet tutmuş olup buradaki çalışma şekli ve süresine ilişkin olarak bir bilgi veya belgeye de dosyada rastlanılmamıştır. Bu nedenle mahkemece davacının fiilen çalıştığı haftalara ilişkin nöbet listeleri getirtilerek günlük nöbet tuttuğu süreler tespit edilmeli buna göre 1475 ve 4857 Sayılı Kanun dönemlerine ilişkin olarak ikili bir hesaplamaya gidilerek belirlenecek çalışma sürelerine göre varsa fazla mesai alacağı tespit edilerek denetime elverişli olacak şekilde bilirkişiden rapor alınmalıdır.
Yazılı şekilde yanlış değerlendirme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy