(5953 S. K. m. 14, Ek.1) (818 S. K. m. 86)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, ikramiye, yurtdışı gezileri harcırahı ile yüzde beş fazla ödeme alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonucunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalılar avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.10.2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalılar adına Avukat N. Ö. İle karşı taraf adına Avukat O. B. K. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı gazetecinin davalılardan A. Gazetecilik Matbaacılık Anonim Şirketi ile 1.11.1997 tarihinde imzalanan iş sözleşmesi kapsamında çalışmaya başladığı ve iş sözleşmesinin anılan işveren tarafından 31.7.2002 tarihinde sonlandırıldığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının işyerinde çalıştığı sürenin tamamında gazetenin imtiyaz sahibi diğer davalı B. Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketidir. Davalılar arasında bir işyeri devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi ve işçi nakli söz konusu değildir. Asıl önemlisi davalı B... Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hiçbir zaman işveren konumunda olmamıştır. Davacının işvereni A. Gazetecilik Matbaacılık Anonim Şirketi olup diğer davalı gazetenin imtiyaz sahibi durumundadır. Her iki davalının davacı işçiyi birlikte istihdam ettikleri de kanıtlanabilmiş değildir. Böyle olunca davaya konu işçilik haklarından her iki davalının birlikte sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Davalılardan B. Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Yeni Unvanı, T. Medya Yatırım ve Ticaret A.Ş.) hakkında davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmelidir.
3- İş sözleşmesinin feshinde davacı gazeteciye bazı ödemeler yapılmış ve bu dava yaklaşık 2 yıllık bir süre geçtikten sonra 28.5.2004 tarihinde açılmıştır. Mahkemece davacıya fesih tarihinden sonra yapılan ödemeler, öncelikle ihbar ve kıdem tazminatlarından, bakiyesi ise fazla çalışma ücreti asıl alacağından indirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir.
Borçlar Kanununun 86. maddesinde, "Kanunen muteber bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir güne mahsup gösterilmediği takdirde, tediye muaccel olan borca mahsup edilir." şeklinde kurala yer verilmiştir. Davacı 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalışmış olup anılan yasanın ek madde 1. maddesinde fazla çalışma ücretleri ile bayram ve genel tatil ücretlerinin takip eden ücret ödemesiyle birlikte ödeme yapılması gerektiği açıklanmıştır. Aynı Kanunun 14. maddesinde ise, kararlaştırılan ücretin her ay peşin olarak ödeneceği hükme bağlanmıştır. Böyle olunca davacı işçinin fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücretleri, ihbar ve kıdem tazminatlarına göre daha önce muaccel olmuş durumdadır. Borçlar Kanununun anılan hükmü uyarınca fesihten sonra yapılan ödeme öncelikle fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücretlerine sayılmalıdır. Mahkemece yapılan ödemenin öncelikle davacının iş sözleşmesinin feshi üzerine muaccel olan ihbar ve kıdem tazminatlarından düşülmesi hatalı olmuştur. Davacının hak kazandığı fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücretleri tutarları, işverence fesih tarihinden sonra yapılan ödemeden daha az olmakla söz konusu istekler yönünden yapılan ödemeyle borcun sona erdiği kabul edilmelidir. Bu itibarla her iki istek yönünden kabule dair karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan anılan isteklerin gününde ödenmemesinden kaynaklanan günlük yüzde beş fazla ödeme tutarı da yapılan ödeme tarihine göre hesaplanmalıdır.
İşverence yapılan ödemenin kalan kısmı ise, ihbar ve kıdem tazminatlarından eşit olarak indirilmeli ve buna göre anılan istekler yönünden hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre ise, dava fesih tarihinden itibaren 2 yıllık süre geçtikten sonra açılmış olmakla ve günlük yüzde beş fazla ödemeye dair istekler yönünden anılan gecikme süresine göre hesaplama yapılmakla, mahkemece % 85 oranında yapılan indirim yetersiz kalmıştır. Bu husus da kabul şekli itibarıyla hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 450 YTL duruşma avukatlık parasının davacıya, davacı yararına takdir edilen 450 YTL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy