(4857 S. K. m. 17, 25, 26, 41, 46, 47) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı ve karşı davalı ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai ile hafta ve genel tatil gündeliklerinin, davalı ve karşı davacı eğitim yardımı ile fazladan ödenen primin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davayı da kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının 2001 yılı vergi iadesinden yararlanmak üzere kendi evine ait kira sözleşmesi düzenleyerek verdiği, bu durumun vergi dairesince 2004 yılında tespit edilmesi üzerine 1.11.2004 tarihinde hizmet aktinin 4857 sayılı yasanın 25/II-e maddesi gereğince feshedildiği uyuşmazlık konusu değildir. Aynı yasanın 26. maddesi gereğince fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıldan fazla süre geçtiğinden fesih bu nedenle süresinde değildir.
Ancak dava dilekçesinde yazılı olduğu gibi davacı bu fesih yazısı üzerine davalı ile kendisi temasa geçmiş ve 1.11.2004 tarihli özel nedenlerle ayrıldığına dair el yazısı ile istifa dilekçesi vermiştir. Bu dilekçe ile yetinmeyerek yapmış olduğu hatadan dolayı ayrılmak zorunda kaldığı yazılı işverene teşekkür eden bir ayrılış yazısı ile tüm çalışma döneminde vergi iade zarflarından dolayı gelebilecek cezaları ödemeyi kabul ettiğine ilişkin dilekçeleri de aynı gün işverene vermiştir.
Bunlar üzerine yine dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere işveren fesih yazısını geri almıştır. Üniversite mezunu olan davacı bu istifaların anlamını bilebilecek durumundadır. Bu dilekçelerin hata, hile ve zorla alındığı da iddia edilmemiştir. Böyle olunca fesih tarafların iradelerinin uyuşması ile hükümsüz hale getirilmiş ve taraflar davacının istifa ile işten ayrıldığı konusunda uzlaşmışlardır.
Öte yandan davacı 26.4.2005 günlü dilekçesinde yazılı olduğu gibi kendisine yapılacak ödeme talebini gözönüne alarak dava hakkından vazgeçtiğine dair yine 1.11.2004 tarihli ibraname ve feragatnameyi de işverene vererek davalının Eğitim yardımı ve prim olarak yaptığı 7000 YTL. fazladan ödemeyi de kabul etmiştir. Taraflar bu konuda da anlaşmışlardır.
Tüm anlatılan bu belgeler ve deliller karşısında davacının kıdem, ihbar tazminatı ile davalının rızası ile yaptığı ödemelerle ilgili olarak açtığı davaların reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 12.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy