(4857 S. K. m. 45, 57)
Dava: Davacı, izin ücreti, ilave tediye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı yıllık ücretli izin alacağına hükmedilmesini talep etmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda bu alacağın davacıya ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Kararı temyiz eden davalı taraf temyiz gerekçelerinde, ücretli izin alacağı hesaplanırken davacının çıplak ücretinin göz önünde tutulmadığını ileri sürmektedirler.
Bilirkişi son ücreti esas alarak hesaplama yapmış olup, mahkeme de bu hesaplamaya göre karar vermiştir.
Dosya içeriğinden son ücretin içinde sosyal yardım adı altında yapılan ödemelerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Sosyal yardım ise, çalışanlar bakımından ücretlerin az olması, enflasyon karşısında ücretlerdeki değer kaybından mağdur duruma düşen bu kişilerin bazı giderlerinin karşılanması amacıyla yapılan ödemeler olup, ücret olmayıp parasal yardımdır. Buna göre izin ücretinin hesabında sosyal yardımların değerlendirilmeye alınması hatalıdır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının temel (çıplak) ücretinin belirlenip bu ücret üzerinden izin ücreti hesabının yapılması gerekir. Eksik incelemeye dayanan mahkeme kararının BOZULMASINA karar verilmesi uygun görülmüştür.
3- Davacı ikramiye alacağı isteminde bulunmuş, mahkemede isteği hüküm altına almıştır. Davalı isteğinin dayanağı TİS.nin 26. maddesidir. Anılan maddede akdi bir ikramiye düzenlemesi mevcut olmayıp, 6772 sayılı yasaya göre ödenmesi gereken yasal ikramiyenin ödeme şekli düzenlenmiştir. İşveren tarafından 6772 sayılı yasada düzenlenen ikramiye miktarı ödenmiş ise davacının ikramiye isteğinin reddi gerekir. Mahkemenin 26. maddedeki düzenlemeyi akdi ikramiye olarak kabul eden Borçlar Kanunu hesaplamasına değer vererek hüküm kurması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 12.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy