(4857 S. K. m. 17, 57) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı hizmet sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatlarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının önceki ihtarlara rağmen ödevlerini aksattığı ve son olarak uyurken yakalandığından hizmet sözleşmesinin haklı feshedildiğini savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen fesih bildiriminde 6.9.2005 günü 24.00-08.00 vardiyasında uyurken yakalanmanız nedeniyle denilerek, fesih nedeni olarak davacının uyuması gösterilmiştir.
Dosyada mevcut Toplu İş Sözleşmesinin 49. maddesinin D/1 maddesine göre İş esnasında uyumak eyleminin cezası önce ihtar, tekrarı halinde ise ihraçtır.
Dairemizin kararlılık kazanan içtihatlarına göre, fesih bildiriminde bulunan taraf bildirimindeki nedenle bağlıdır.
Davacıya daha önce yapılan ihtarlardan biri, davaya konu dönemden önceki bir hizmet sözleşmesi dönemine aittir. Diğer ihtar ise, son eylemle aynı içerikte olmadığı gibi imzasızdır. Davacının eylemine karşı ihtar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken fesih yoluna gidilmiştir.
Esasen davalının, 6.9.2005 tarihli ihtarname ile davacıya ihtar verdiği, davacının imzadan kaçındığı hakkında şerh düşüldüğü, aynı eylem nedeniyle bu kez de fesihte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde aynı eylem için iki yaptırım uygulanması da doğa değildir. Davacı imzadan kaçındığı takdirde davalının bunu posta yoluyla tebliğ etmesi de mümkündür.
Bu itibarla, davacının hizmet sözleşmesinin feshi haksız olup davanın kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatlarının hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy