(4857 S. K. m. 18)
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Türk P... Lastikleri A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı işçi, davalı Ö... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye bağlı olarak diğer davalıya ait işyerinde çalışmakta iken, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı Türk P... Lastikleri A.Ş. fabrikadaki temizlik işlerinin diğer davalı şirkete verildiğini, anılan şirket ile yapılan temizlik işleri sözleşmesinin 28.02.2006 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra temizlik işlerinin E... Ltd. Şti.'ye verildiğini, iki şirket arasında alt üst işveren ilişkisinin bulunduğunu, davacının diğer davalının işçisi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Ö... Ltd. Şti. usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış, yazılı bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, iş sözleşmesinin davalı Ö... Ltd. Şti. tarafından yazılı bildirim yapılmadan feshedildiği, feshin geçerli nedene dayandığına ilişkin herhangi bir savunmada bulunulmadığı, bu konuda yazılı bir belgenin sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı Ö... Ltd. Şti.'nin diğer davalı şirketin temizlik işlerini üstlendiği, davacının söz konusu işte temizlik işçisi olarak çalıştığı, davalılar arasındaki temizlik işleri sözleşmesinin 28.02.2006 tarihinde sona ermesi ve yeni dönem için dava dışı E... Ltd. Şti. tarafından anılan işin üstlenilmesi üzerine davacının iş sözleşmesinin de son bulduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut 22.03.2006 tarihli ihbarnamede davalı Ö... Ltd. Şti.'nin başka bir iş aldığından söz ederek, davacı ve diğer işçilerden aynı şartlar altında 27.03.2006 tarihi itibariyle işbaşı yapmalarını istediği belirtilmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddelerinde belirtilen iş güvencesi hükümlerinin amacı, işverenin iş sözleşmesini meşru ve makul görülebilecek bir neden olmaksızın keyfi olarak sona erdirmesinin engellenmesi, dolayısıyla iş ilişkilerinde sürekliliğin sağlanmasıdır. Sözü edilen düzenlemeler, işverene emredici kurallarla bir takım yükümlülükler getirmekle birlikte, işçinin de yasanın bu korumasından yararlanması için dürüstlük kurallarına uygun davranması gerekir. Başka bir anlatımla, iş ilişkisinde sürekliliğin sağlanması noktasında işçi de iyi niyet kurallarına uygun olarak kendisinden beklenen davranışları ortaya koymalıdır. İşçinin haklı neden yokken işe davete icabet etmemesi, iş ilişkisinin devamı ile ilgili talebinde samimi olmadığını, nihai hedefinin boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatını almak olduğunu gösterir. Ne var ki, bu amaca yönelik talebin iş güvencesi hükümlerince korunması mümkün değildir. İşçi bu davranışı ile işverence yapılan feshi geçerli hale getirmiş olur. Somut olay bakımından, anılan ihbarnamenin davacıya tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise tarihi dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılacak iş, ihbarnamenin davacıya tebliğ edilip edilmediğini araştırmak ve sonucuna göre yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy