(4857 S. K. m. 11, 21)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı işyerinde işyeri hekimi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının 132 sayılı TSE. Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Personel Yönetmeliği gereği Yönetim Kurulu kararı ile işe alındığını, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, bu mevzuata göre idari yargının görevli olduğunu, görev nedeni ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde işyeri hekimi olarak 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesi ile çalıştığı, İş Mahkemesi'nin görevli olduğu, ancak davacının işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı ve iş sözleşmesinin yenilendiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde iş sözleşmesinin esaslı nedenlerin bulunması halinde birden fazla yenilenebileceğinin düzenlendiği, davacının davalı işyerinde günün belli saatlerinde çalıştığı, yaptığı iş gereği ve meslek itibari ile belirli süreli sözleşme ile çalışan işçi olduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışması nedeni ile iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı 18.12.2000 tarihinden 03.05.2006 tarihine kadar 85 işçi çalışan davalı işyerinde part-time çalışma usulü ile işyeri hekimi olarak aralıksız çalışmıştır. İş sözleşmesi 01.03.2005 tarihinde sözleşme süresinin dolması ve uzatılmadığı gerekçesi ile davalı işveren tarafından feshedilmiştir.
Davacı iler bu süre içinde başlangıçta 30.11.2000-01.11.2000 tarihlerini kapsayan 11 aylık, akabinde 01.01.2002-01.07.2002 tarihlerini kapsayan 6 ay süreli ve en son 01.01.2003-01.05.2003 tarihlerini kapsayan 4 aylık belirli süreli iş sözleşmesi düzenlenmiş, daha sonra herhangi bir sözleşme imzalanmadığı, sözleşmenin yenilendiğine dair de dosyada kayıt bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşmelerde yenilenme ile ilgili bir hükme de yer verilmiş değildir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar.
Davacı işyeri hekimi ile başlangıçta, part-time çalışma usulüne göre belirli süreli iş sözleşmesinin yapılmasını gerektirir objektif bir neden var ise de, özellikle son 4 aylık 2003 yılındaki sözleşmeden sonra yazılı sözleşme yapılmaması ve yenilenme için esaslı neden belirtilmemesi karşısında, başlangıçta belirli süreli yapılan bu iş sözleşmesinin, bu niteliğini koruduğu düşünülemez. İş sözleşmesi belirsiz süreli hale gelmiştir. Kaldı ki davalı işyerinde 50 ila 100 arasında işçi çalıştığına göre, işverenin işyeri hekimi istihdamı devam etmekte ve yapılan iş süreklilik arzetmektedir. Mahkemece taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu ve davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Davalı işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının, iş sözleşmesinin feshinden, geçerli bir neden belirtilmediğinden, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermek gerekir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 26.50 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy