(4857 S. K. m. 21)
Dava: Davacı vekilince Torbalı İş Mahkemesine verilen dilekçe ile, 08.06.1992 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başlayan davacının iş sözleşmesinin 31.05.2005 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olmaksızın sona erdirildiği, işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedenlere dayanmadığı ileri sürülerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.07.2005 gün ve 486-426 sayılı kararı ile dosyanın İzmir İş Mahkemesine aktarılmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
Davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde, davacının iş sözleşmesinin tek taraflı olarak işverence feshedilmediği, davacının iş sözleşmesinin tarafların anlaşması ile sona erdirildiği ve buna ilişkin sözleşme imzalandığı ve davacıya tüm haklarının ödendiği savunularak davanın reddi talep edilmiştir.
Tarafların göstermiş oldukları deliller toplanmış, davacının H. D. C, işyeri SSK bilgileri, işyeri şahsi dosyası getirtilmiş, bildirilen tanıklar dinlenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davacının davalı işveren nezdinde 08.06.1992 tarihinde çalışmaya başladığı, iş sözleşmesinin taraflarca karşılıklı imzalanan 31.05.2005 tarihli sözleşme ile sona erdirildiği hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı işçi işten çıkartılacağı ve tazminatlarının ödenmeyeceği yolunda yapılan baskı sonucu bu sözleşmeyi imzaladığını ileri sürmekte olup, sözleşme eki ibra belgesinde davacıya kıdem ve ihbar tazminatları yanında 6 aylık ücreti olan 21.235,68 YTL tutarında ek bir ödeme yapıldığı görülmektedir. Dinlenen tanık beyanlarının hep birlikte değerlendirilmesinde, iş sözleşmesi bu şekilde sona eren işçilere yasal hakları yanında işverence ayrı bir ödeme yapıldığı, karşılıklı sözleşme imzalamayan işçilerin ise sadece yasal kıdem ve ihbar tazminatlarının ödeneceğinin, ek ödeme yapılmayacağının bildirildiği, bu yoldaki bildirimin işçiyi iradesi dışında sözleşme imzalamaya zorlayacak nitelikte olmadığı, her ne kadar ibranamede, davacının işe iade davası açmaktan feragat ettiğine ilişkin beyan geçersiz ise de olayların bütün halinde gelişimi dikkate alındığında, davalı şirkete ait 2 birimin birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan istihdam fazlalığının giderilmesi amacıyla işverence yapılan bu işleme davacı işçinin muvafakat ederek, iş sözleşmesinin tarafların karşılıklı iradesiyle sona erdirildiği, bu nedenle davacının işe iade taleplerinin reddi gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde bulunmayan ve sebepleri bildirilmiş olmayan bozma isteğinin reddiyle,
Sonuç: Usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy