(4857 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Sağlık Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı bakanlık vekili, davacının diğer davalının işçisi olduğunu belirterek davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ortaklık, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen duruşmalara katılmadığı gibi, yazılı bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece yazılı bir fesih bildiriminde bulunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı ortaklığın davalı Bakanlığa ait hastane işyerinde bilgi yönetim sistemi yazılımı, bilgisayar otomasyonu sistemine yönelik hastanenin ilk kayıt, genel hizmet, sağlık kurulu, evrak kalemi, bilgi işlem, hasta kabul, halkla ilişkiler, santral, arşiv ve telefonla randevu kat sekreterliği gibi hizmetleri üstlendiği ve davacının belirtilen sözleşme kapsamındaki işlerde çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu ileri sürmüş ise de, söz konusu ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi çerçevesinde incelemeye tabi tutulması, görünürdeki işlemin muvazaaya dayanıp dayanmadığının irdelenmesi uyuşmazlığı çözüm bakımından önem arz etmektedir. Mahkemece işe iade isteğinin kabulüne karar verilmiş ise de, davacının hangi işverene ait işyerine iade edildiği belirtilmemiştir. Buna karşılık, yargılama giderlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmiştir. Taraflardan delilleri sorularak, aralarındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi çerçevesinde incelemeye tabi tutulup, sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Davalılar arasında ne tür bir ilişki bulunduğu araştırılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 22.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy