(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin davacının performansının düşük olması nedeni feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının performansı incelendiğinde davacının kendisine verilen hedeflere ulaşmadığı, bölge performansının altında kaldığı ve bu açıdan düşük performans gösterdiği, feshin geçerli nedene dayandığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde, tıbbi ilaç mümessili olarak çalıştığı ve sorumluluğundaki bölgede işverenin satışa sunduğu ilaçların satışından çok, doktor ve hastane ziyaretleri ile ilaç tanıtımını yaptığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının asıl görevi ilaç tanıtımıdır. Tanıtım sonrası ilaçların satılması, hasta sayısı, hastaların Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı olup olmaması, hastanın bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumu, doktorun tercihi, eczacı ve hastanelerin talebi gibi tanıtım dışındaki dış etkenlere bağlıdır. Salt satış oranına bağlı olarak belirlenen ve dış etkenleri dikkate almayan verimlilik değerlendirmesinin objektif bir değerlendirme olması mümkün değildir. Davacı işçi, ilaçların fiyatı, rakip firmaların takip ettikleri fiyat politikaları, rakip ilaç firmalarının zaman zaman uyguladıkları promosyon uygulamaları, mevsimine göre değişiklik arz eden hasta sayısı, nüfus hareketleri, çalışılan bölgenin durumu gibi dış etkenlerin performansını etkilediğini ileri sürmüştür. Davacının doktor, hastane ve eczane ziyaretlerini tam olarak yerine getirmediği iddia ve ispat edilmemiştir. Ziyaret yükümlülüğünü eksiksiz yerine getiren davacının performans düşüklüğüne gerekçe gösterdiği ve performans değerlendirme sisteminde dikkate alınmayan dış etkenlerin performansın düşmesinde ciddi rol oynayabilecek nitelikte olduğu, ancak bu konuda hiçbir açıklama ve delil sunmayan davalının ispat yükünün gereğini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Böyle olunca, feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilmelidir. Yazılı şekilde davanın reddi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- İstanbul 7. İş Mahkemesinin 17.8.2006 gün ve 694-624 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe İADESİNE,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 45.00 YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, kesin olarak, 23.01.2007 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı işçinin iş sözleşmesi performansının düşük olduğu gerekçesi ile davalı işveren tarafından feshedilmiştir. Mahkemece davacının kendisine verilen hedeflere ulaşmadığı, bölge performansının altında aldığı ve bu nedenle düşük performans gösterdiği gerekçesi ile işe iade isteğinin reddine karar verilmiştir.
Tıbbi ilaç mümessili olarak çalışan davacının performansını salt satış oranları dikkate alınmadan IMS verilerine göre değerlendirilmiş olup, mahkemece mütalaasına başvurulan bilirkişi raporunda da değerlendirme sisteminin objektif ve kapsamlı olduğu ve davacının performans düşüklüğünü gösterdiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Gerçekten, davacı 2005 yılında üç ayda bir yapılan değerlendirme sonuçlarına göre bölge ortalamasının altında kalmıştır. Mevcut olgulara göre işverence yapılan fesih geçerli nedene dayandığından yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyiz. Bu nedenle, temyize konu kararı bozan çoğunluk görüşüne katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy