(4857 S. K. m. 17, 18) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin ücreti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı birer yıllık belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştırılmıştır. 9 yıl 3 ay çalışan davacının 1999 yılından sonra yazılı sözleşme yapılmaksızın çalışmaya devam ettiği, zincirleme yapılan akitlerin belirsiz süreli hale dönüştüğü görülmektedir.
Yazılı sözleşmelerde iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu gösterilmiş, ancak üç ay önceden bildirimde bulunmak suretiyle akdin feshedilebileceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece bu üç aylık sözleşmeyi yenilememe ifadesi ihbar öneli olarak kabul edilmiştir. Oysa belirli süreli sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin bu düzenleme belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinde öngörülen ihbar önelleri ile ilgisi bulunmamaktadır. Bu durumda yasal ihbar önellerine uyulmadan belirsiz süreli hale gelen iş sözleşmesinin işverence feshi nedeni ile yasal ihbar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy