(4857 S. K. m. 17, 32)
Dava: Davacı, ihbar tazminatı ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı hizmet akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiği iddiası ile ihbar tazminatı ve ücret alacağı isteminde bulunmuştur.
Davalı işveren; davacının deneme amaçlı işe alındığını, kendisinden verim alınamadığını bu sebeple iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece deliller toplanmış ve alacakların hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdii ile ilgili ara kararı verilmiş olup, davacı tarafça verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması üzerine de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İş hukuku yargılamasında, hizmet akdinin işverence haksız olarak feshedildiğinin ileri sürülmesi halinde, feshin haklı olarak yapıldığının ve aylık ücretinin ödendiğinin ispat külfeti davalı işverene düşmektedir.
Somut olayda, davalı işverenin belirtilen ispat külfetini tam olarak yerine getirip getirmediği değerlendirilmemiştir. Bu somut hukuksal olgulara göre, davanın ispat edilemediğinden söz edilemez.
Diğer yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 163. maddesi uyarınca kesin hüküm sonuçlarının ilgililere ihtaren bildirilmesi gerekir.
Bu hususlar dikkate alınarak davacı haklı olduğu takdirde alacak kalemleri tespit edilmek suretiyle bulunacak miktarlar hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy