(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21) (2821 S. K. m. 30)
Dava: Davacı, işyerinde sendika temsilcisi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek işe iadesine ve işten çıkarma tarihinden işe başlatılacağı tarihe kadar ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece verilen kararın 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca kesin olduğu gerekçesi ile ek karar ile reddine karar verilmiştir.
İşyerinde sendika temsilcisi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek işe iadesine ve işten çıkarma tarihinden işe başlatılacağı tarihe kadar ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeni ile haklı olarak feshedildiğini savunur.
Mahkemece, işyeri sendika temsilcisi olan davacı işçinin 01-03 ve 05.05.2004 tarihlerinde devamsızlık yaptığı, bu konuda diş rahatsızlığı nedeni ile rapor ibraz etmiş ise de, diş tedavisi için geçerli bir sevk almadığı, yapılan tedavinin işine engel halinin olmadığının anlaşıldığı, devamsızlık nedeni ile işveren için iş sözleşmesinin feshedilmesinin geçerli şartlarının oluştuğu, ancak davacının iş sözleşmesinin TİS hükmü gereği Disiplin Kurulu kararı ile feshedilmemesi nedeni ile geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile, davacının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca davalı işyerinde eski işine iadesine, işten çıkartılma tarihinden yeniden işe alınma tarihine kadar olan ücret ve diğer haklarının kendisine ödenmesinin gerektiğine kesin olarak karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece verilen kararın 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca kesin olduğu gerekçesi ile ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Belirtmek gerekir ki, işyeri sendika temsilsilerinin teminatını düzenleyen 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 30. maddesi fesih tarihinden önce 15.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4773 sayılı yasa ile değiştirilmiş ve maddenin 1. fıkrasında işyeri sendika temsilcisinin belirsiz süreli hizmet akdinin işveren tarafından feshinde İş Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kuralına yer verilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, hizmet akdinin sadece temsilcilik faaliyetlerinden dolayı feshedilmesi halinde, İş Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca en az bir yıllık ücreti tutarında tazminata hükmedileceği düzenlenmiştir. Mahkemece değişikliğe uğrayan bu düzenleme dikkate alınmadan, fesih tarihinde yürürlükte olmayan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. İşyeri temsilcisi de olsa, iş sözleşmesinin feshinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 19, 20 ve 21. maddeleri uygulanmalıdır. Bu maddeler uyarınca verilecek yerel mahkeme karaları kesin değildir.
İşçinin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenen iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için, işyerinde en az 30 işçi çalışması, işçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması ve işletmenin bütününü sevk ve idare eden veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda olmaması gerekir. Sendika işyeri temsilcileri için işyerinde 30 işçi bulunması koşulu aranmamaktadır.
İş sözleşmesi feshedilen işçi tarafından, aynı kanununun 19. maddesi uyarınca, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Davacı tarafından açılan davanın bir aylık süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, işyerinde sendika temsilcisi olarak çalışan ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanan davacının 01-03 ve 04. 05.2004 tarihlerinde işe gelmediği ve devamsızlık yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı bu devamsızlığının rahatsızlığından kaynaklandığını savunmuş ve bu günlere ait özel poliklinikten alınmış diş ağrısından kaynaklanan istirahat raporu ibraz etmiştir. Bu raporların sahte olduğu ileri sürülmediği gibi, davalı tanıkları 05.05.2004 tarihinde işine gelen davacının yüzünde şişlik olduğunu belirterek, davacının rahatsızlığını doğrulamışlardır. O halde davacının devamsızlığı hastalığı nedeni ile mazerete dayandığından, feshin geçerli ve haklı nedene dayanmadığı sabittir.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinde düzenlenen ve feshin geçersizliğinin sonucuna bağlanan ve 4 ile 8 aylık sınırla içinde belirlenmesi gereken işe başlatmama tazminatı ile kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar boşta geçen süre ücret ve diğer hakların ödenmesi, davacının başvurusu ve davalının işe başlatmaması halinde uygulanması gereken tespit niteliğinde hükümler olduğundan, talep olsun olmasın, resen miktar belirtilmeksizin karar altına alınmalıdır. Sendikal faaliyeti nedeni ile fesih iddiası olmadığından, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 30/2 fıkrası uygulanmamıştır. Ayrıca tespit niteliğindeki bu hüküm nedeni ile, karar harcı ve vekalet ücretinin maktu olarak takdiri gerekir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin 11.08.2006 günlü temyiz isteminin reddine dair ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Mahkemenin 28.06.2006 gün ve 148-176 sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
3- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
4- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
5- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
6- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
7- Davacının yapmış olduğu 39.90 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy