(4857 S. K. m. 18, 20)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, davacının işyerine işe başvurusu için gelen işçi adayları ile işveren temsilcilerine hakaret etme eylemlerinde bulunduğunu, işverene sendika üyeliklerinin bildirilmediğini, davacının kayıtlara göre hizmet süresinin 6 aydan az olduğunu ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tanık anlatımlarına göre işyerinde 2004 yılında işe başladığı, ancak sigorta girişinin geç bildirildiği, işyerinde 6 aylık kıdeminin bulunduğu, davacının işverenin diğer bir işçisine sataşması bulunmadığı, sadece çıkarılan işlilerin yerine işçi alınmasında, onların çalışmasına tepki gösterdiği, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, tanık anlatımlarına ve açılan 150 civarındaki işe iade davası içeriğine göre, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği, davalı işveren temsilcisinin üyelikten istifa etmeleri için toplantılar yaptığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının 2004 yılında işe girdiği ve işyerinde kıdeminin 6 aydan fazla olduğu, davacının iş güvencesi kapsamında kaldığı, davacının iş sözleşmesinin feshinden önce işyerinde yaklaşık 30 civarında işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği, davalı işverenin çıkardığı işçiler yerine yeni işçi alımına gittiği ve davacının yeni gelenlerin işe alınmalarına tepki gösterdiği, herhangi bir işçiye sataşmada bulunmadığı, feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışının işyerinde ne şekilde olumsuzluklara yol açtığı kanıtlanmadığından, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilmediği yönündeki yerel mahkemenin gerekçesi uygun bulunmuştur. Ancak, dosya içeriğine göre, gerek fesih tarihinde ve gerekse daha sonra işyerinde sendika üyesi bir çok işçinin çalışmasına devam etmiş olması, sendika üyeliklerinin işverene tebliğ olunmaması, davacının fesih işleminden sonra sendikaya üye olması nedeni ile, feshin sendikal nedene dayandığının kabul edilmesi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Karar: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının Bozularak Ortadan Kaldırılmasına,
2- Feshin Geçersizliğine ve davacının İşe İadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin Gerektiğine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 39.10.-YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450.-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine İADESİNE,
Kesin olarak 05.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy