(4857 S. K. m. 20, 21) (2004 S. K. m. 67)
Dava: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, feshin geçersizliğinin tespitine dair kesinleşen karar üzerine işe başlamak için başvurduğunu ve işverenin 8 aylık ücret tutarında belirlenen işe başlatmama tazminatından kurtulmak için işçiyi işe başlattığını belirtmiş, ancak 4 aylık boşta geçen süre ücreti ile çalışılan son iki aylık ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek anılan istekle ilgili olarak icra takibi yapmıştır.
Davalı işveren ise, aynı durumda olan davacı dahil 6 işçi yönünden toplam 15.000 YTL ödeme yapıldığını bu ödemenin icra takibine konu olan işçilik alacaklarını da kapsadığını belirterek borca itiraz etmiştir.
Davacı işçi açmış olduğu bu davada, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Mahkemece isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin feshin geçersizliğinin tespiti üzerine işe başlatıldığı dava dilekçesindeki açıklamalar ile 15.10.2004 tarihli ihtarname içeriğinden anlaşılmaktadır. İşverenin işe iade sonrasında önce ücretsiz izin sonra da ücretli izin uygulamasına gitmiş olması bu gerçeği değiştirmez.
Somut olayda uyuşmazlık, davacı vekiline davacı işçi dahil olmak üzere toplam 6 işçi için ödendiği tartışmasız olan 15.000YTL içinde icra takibine konu işçilik alacaklarının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf, 8 aylık ücret tutarında belirlenen işe başlatmama tazminatının 4 aylık kısmından işçilerin vazgeçmesi sonucu, kalan 4 aylık kısmının ödenmesinin yapıldığını açıklamıştır. Davacı vekiline yapılan ödemenin hangi alacağa ait olduğunu gösteren yazılı bir delil bulunmamaktadır.
Öte yandan davacının işe iade kararı sonrasında işverence işe başlatıldığı davacı beyanları ve dosya içeriği ile sabit olmakla, işe başlatmama tazminatına hak kazanılamayacağı anlaşılmaktadır. Böyle olunca yapılan ödemenin işe başlatmama tazminatının bir kısmı olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Davacı ve bir kısım işçilerin vekiline toplu olarak yapılan ödemenin ne kadarının davacı adına alındığı belirlenmeli ve icra takibine konu olan alacaklardan bakiye bir hakkın olup olmadığı tespit olunarak sonuca gidilmelidir. Kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy