(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 26)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma parasının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 4.4.2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat M. P. ile karşı taraf adına Avukat S. Ş. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi iş sözleşmesinin hak düşürücü süresi geçtikten sonra ve haklı bir nedene dayanmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Mahkemece her iki isteğin de kabulüne karar verilmiştir.
Feshe konu olay sebebiyle işyerinde 12.6.2004 tarihli tutanak tutulmuştur. Davacının iş sözleşmesinin 18.06.2004 tarihinde feshedildiği dosya içindeki bilgi ve belgelerden, özellikle vizite kağıdında bu tarihte sözleşmenin sona erdiğinin belirtilmiş olmasından anlaşılmaktadır. O halde 4857 sayılı İş Kanununun 26. maddesinde öngörülen 6 işgünlük hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle sonuca gidilmesi isabetli değildir. Davacı işçinin anılan vizite kağıdı ile birlikte hastaneye başvurusu sonrasında tedavi süresinin ve istirahatlı olunan sürenin hak düşürücü süreye bir etkisi bulunmamaktadır.
Bununla birlikte davacının iş sözleşmesinin feshine konu edilen yurtdışına gönderilen malların iadesi, zarar ve davacının bu işlemlerde kusuru noktalarında mahkemece gerekli inceleme yapılmış değildir. Bu yönde hukukçu bilirkişiden rapor alınmış ve malların iadesi ile zarara dair belgelerin dosyada olmadığı bu raporda açıklanmıştır. Davalı taraf daha sonra dosyaya bir kısım belgeler ve deliller sunmuştur. Mahkemece gerekirse işyerinde keşif de icra olunmak suretiyle davacının işyerindeki konumuna göre feshe konu edilen olaylarla ilgisinin olup olmadığı belirlenmeli ve tekstil mühendisinden alınacak rapor ile kusur ve zarar konuları açıklığa kavuşturulmalıdır. Davacı işçinin kusurlu olduğu ve buna göre zarar tutarının işçinin 30 günlük ücretini aştığı belirlendiğinde, işverence yapılan fesih 4857 sayılı İş Kanununun 25/2 (i) bendi uyarınca haklı olduğundan, ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmelidir. Aksi halde şimdiki gibi isteklerin kabulü cihetine gidilmelidir. Davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazanması durumunda hesaplamanın, feshin bildirildiği 18.06.2004 tarihine kadar yapılması gerekir. İstirahat raporunun bittiği tarih olan 11.7.2004 tarihine kadar kıdem tazminatı hesaplanarak hüküm altına alınması da kabule göre doğru olmamıştır.
3- Davacı işçinin fazla çalışma ücreti isteklerinin de kabulüne karar verilmiştir. Dosyaya davalı işverence bir kısım devam kartları sunulmuştur. Mahkemece bu belgeler bir değerlendirmeye alınmaksızın karar verilmesi de doğru değildir. Yine fazla çalışma ücreti hesabında, işçinin işyerinden ayrılmasının ardından hastanede yattığı ve istirahat raporu aldığı dönem için de hesaplama yapılması yerinde olmamıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 450 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy