(1412 S. K. m. 104) (1475 S. K. m. 17)
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, ikramiye ve fazla mesai ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 12.10.2006 gün ve 5095/26989 sayılı ilamı ile davacının gıyabi tutukluluğu nedeni ile devamsızlık yaptığı, CMUK.'un 104. maddesi uyarınca gıyabi tutuklama ile vicahi tutuklama arasında fark görülmediğinden, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17/111. Maddesi kapsamındaki fesih nedeni ile yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekilinin, Dairemiz kararının davacı işçinin fiilen tutuklu olmaması nedeni ile maddi hataya dayandığını belirterek kararınızın kaldırılmasını talep etmiş olup, yerel mahkemece davacı lehine ihbar tazminatına karar verildiği, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17/111. Maddesi uyarınca tutuklanma nedeni ile zorlayıcı nedenin varlığı işverene derhal fesih hakkı verdiğinden ve önel gerektirmediğinden, Dairemizin 12.10.2006 gün ve 5095/26939 sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi. Dosya incelendi. Gereği konuşulup, düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı Kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosya içeriğine göre, davacı işçinin fesih tarihinde yürürlükte olan CMUK.'un 104. maddesi uyarınca gıyaben tutuklanmasına karar verildiği, davacının işyerinde 08.11.1999 tarihinde bir gün izin aldığı, ancak izin sonrası tutuklanmanın vicahiye çevrildiği ve iş sözleşmesinin feshedildiği 09.12.1999 tarihine kadar devamsızlık yaptığı, bu devamsızlığın gıyaben tutuklanması nedeni ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Dairemizce CMUK.'un l04. maddesi uyarınca gıyaben tutuklanma nedeni ile devamsızlık yapılması ile doğrudan tutuklanarak cezaevinde bulunulması nedeni ile devamsızlık yapılması arasında bir fark gözetilmediğinden, başka bir anlatımla CMUK.'un 104. maddesi uyarınca gıyaben tutuklanma nedeni ile devamsızlık yapılması 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17/111. maddesi uyarınca zorlayıcı sebep kabul edildiğinden, mahkemece kıdem tazminatının hüküm altına alınması sonuç itibari ile doğru ise de, ihbar tazminatına karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Zira zorlayıcı sebebin varlığı, işverene derhal fesih hakkı vermektedir. Derhal fesih hakkının bulunduğu yerde ihbar öneli ve buna bağlı olarak ihbar tazminatından söz edilemez. İhbar tazminatı isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazdı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy