(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 21, 41)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.1.2007 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Evren Balay ile karşı taraf adına Avukat Kartal Akcan geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davalı işveren davacının istifa suretiyle ayrıldığını savunmuş ve diğer talepler yönünden de ibranameye dayanmıştır. Mahkemece davacının ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği gerekçesiyle ihbar tazminatı dışında kalan isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce verilen bozma ilamında istifa belgesi ile ibraname üzerinde durulması gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacı asilin beyanı alındıktan sonra, aynı mahiyette 2 dosyanın onandığından söz edilerek önceki karar gibi hüküm verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, her dava diğerinden bağımsız olup, mevcut delilleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Dosya içinde bulunan davacının el yazısıyla yazmış olduğu ve imzasının ikrar edildiği istifa belgesinde, işyerinden özel nedenlerle istifa ederek ayrıldığı açıklanmıştır. Davacı işçi dava dilekçesinde bu belgeye karşı irade fesadına dair bir açıklamada bulunmamış, yargılama sırasında da bu yönde bir delile dayanmamıştır. Davacı işçi üst düzey yönetici olup, imzaladığı belgenin içeriğini bilebilecek konumdadır. Davacı tanıkları da zorla istifa ettirildiğini davacıdan duyduklarını açıklamışlardır. Buna karşın, davalı tanıkları istifa iradesinin gerçek olduğuna dair anlatımda bulunmuşlardır. Böyle olunca davacının işten çıkarılma korkusuyla istifa ettiği şeklindeki beyanına göre istifa belgesinin geçersiz sayılması doğru olmaz. İstifa eden işçinin kıdem tazminatına hak kazanması da mümkün olmadığından, anılan isteğin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
3- Dosya içinde bulunan ve davacının imzasını taşıyan ücret bordrolarının bir kısmında fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücreti tahakkuku yer almaktadır. Bahsi geçen dönemlerin, fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücreti hesaplamalarında dikkate alınması doğru değildir. Hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 500 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy