(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 18, 41, 46)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı 30.6.2005 yılında haklı bir resen bulunmadığı halde davalı işveren tarafından hizmet akdinin sona erdirildiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Davalı davacının 30.6.-5.7.2005 tarihleri arasında işe devam etmediğini bu nedenle haklı olarak davacının hizmet akdini feshettiğini ihbar ve kıdem tazminatı talep edemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece davacının iddiasına değer verilerek 30.6.2005 tarihinde hizmet akdinin davalının feshettiğini kabul ederek anılan istekler hüküm altına alınmışsa da 30.6.2005 günü hizmet akdinin davalı tarafından feshedildiğine dair yazılı belge mevcut olmadığı gibi tanık ifadesi de bulunmamaktadır. Davacı, davalının devamsızlık yaptığını iddia ettiği tarihlerde işe devam ettiğini ve mazereti bulunduğunu, iddia da etmemiştir. Bu deliller karşısında yalnız davacı iddiasına değer verilerek iş sözleşmesinin 30.6.2005 tarihinde işveren tarafından haklı neden bulunmadığını kabul etmek mümkün değildir. Davacının iddiasıyla yetinilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalıdır. İşverenin 30.6.2005 tarihinde akdi feshettiği kanıtlanamamış işveren 14.7.2005 tarihli davacıya yönelttiği yazı ile akdi devamsızlık sebebiyle nedeniyle feshetmiştir. Bu fesih yazısı tarihinden önce 4.7.2005 tarihinde mahkemeye davacı tarafından başvurulduğu görülmekteyse de dava dilekçesi işverenin devamsızlık sebebiyle feshinden sonra davalıya tebliğ edildiğinden sonuca etkili görülmemiştir.
Akdin 30.6.2005 tarihinde sona erdirildiği kabul edilse bile bu tarihteki fesih davacı tarafından gerçekleştirilen ve haklı bir nedene dayanmayan fesih olarak kabulü gerekir. Bu nedenlerle ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy