(4857 S. K. m. 25, 26)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin Teftiş Kurulunca yapılan soruşturma sonucunda tespit edilen eylemleri nedeni ile haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin feshine dayanak gösterilen ve 2001 yılında gerçekleştiği iddia edilen iki olayla ilgili olarak bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile iş sözleşmesinin feshedilemeyeceği, 20.7.2002 tarihinde 80 YTL'lik sigortalama sebebiyle alındığı iddia edilen ödeme nedeni ile sürenin dolmadığı, ancak tanık anlatımlarına göre davacının kendi aracı ile köylere gidişlerde kullandığı benzinin fatura bedelinin işin mahiyeti ile ilgisi olması nedeni ile davalı tarafın bu nedene dayalı olarak iş sözleşmesini feshetmediği, ceza davasına konu olan olayın 2001 yılında gerçekleştiği iddia edilen olayla ilgili olması ve bir yıllık sürenin geçmesi nedeni ile iş sözleşmesinin haksız feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Dairemizce geçerli nedenle fesih yönünden İş Kanunu'nun 26. maddesinde belirtilen hak düşürücü süreler dikkate alınmamaktadır. İş sözleşmesinin makul kabul edilebilecek bir sürede feshedilmiş olması yeterlidir. Bu nedenle feshin İş Kanunu'nun 26. maddesinde belirtilen süre içinde yapılmadığı gerekçesi ile işe iade isteğinin kabulü doğru olmamıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının iş sözleşmesinin 13.2.2001 tarihinde 100 kg kuzu yemini 13.2.2001 tarihinde babasına satmasına rağmen kayıtlara geçirmeyip, daha sonra 27.9.2001 tarihinde kardeşine satmış gibi fatura düzenlemesi suretiyle kurumun faiz kaybına sebebiyet verdiği, 27.9.2001 tarihinde bir vatandaşa peşin süt yemi satışı işleminde suiistimalde bulunduğu, 30.7.2002 tarihinde de 80 YTL.lik benzin faturasını kooperatif veznesine verip karşılığını kooperatiften aldığı gerekçesi ile İş Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır. Müfettiş raporunda ve Disiplin Kurulu Kararında davacının 30.7.2002 tarihindeki eyleminden de söz edilmiş ve diğer eylemleri ile birlikte iş sözleşmesinin feshedilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Yönetim Kurulu Kararında da davacının 2002 yılındaki eyleminden dolaylı olarak söz edilmiş ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği belirtilmiştir. Davacıya tebliğ edilen fesih bildiriminde Disiplin Kurulu'nun ve Yönetim Kurulunun kararlarından bahsedilerek iş sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir. Buna göre davacının 2002 yılındaki eyleminin de fesih nedeni yapıldığının kabulü gerekir. Mahkemece sözü edilen eylemin fesih nedeni yapılmadığının kabulü dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı sigortalama işlemleri nedeni ile köylere özel aracı ile gittiğini, sarf ettiği benzin parasını davalı kuruma fatura ettiğini belirtmiştir. Davacıya sigorta işlemleri için özel aracı ile köylere gitmesi konusunda işverence verilmiş bir talimat bulunmadığı gibi, bu konuda bir işyeri uygulaması da kanıtlanmış değildir. Muhasebe elemanı olarak çalışan davacının özel aracı ile sarf ettiği benzin parasını davalı işverene fatura edip tahsil etmesi doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranıştır. Bu durumda iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Biga Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 25.7.2006 gün ve 248-291 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (20.00) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450.- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya İADESİNE, kesin olarak, 05.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy